15 Şubat 2019 Cuma

DOHAYCAN DERNEĞİ OKULLARDA EMPATİYİ ANLATIYOR

Akçakoca'da faaliyet gösteren Dohaycan Derneğinin, her yıl okullarda düzenlediği farkındalık çalışmalarında bu yılın konusu olarak Empati konusu seçildi. 
Osmaniye İlkokulu 2. sınıf öğrencilerine Empati'nin ne olduğunu anlatmadan önce çocuklara kısa bir oyun oynatan Psikolog Dilek Aydoğan Direk; çocukları Kuzu, kurt ve avcı olarak guruplara ayırarak, birbirlerini yakalamalarını istedi. Oyunun sonunda çocuklara neler hissettiğini sorduğunda; Kuzular ve kurtlar acı hissettiklerini söylediler. Roller değiştiğinde avcı, kurtların, kurt kuzuların ne hissettiğini anladı. 
Böylece Empatinin bir başkasının ne hissettiğini anlamak ve o kişi ile bağ kurmak olduğunu çocuklar 2. sınıf sıralarında öğrenmiş oldular.





BİR OKUL KLASİĞİMİZ : SUNUMLARDAN SONRA KÖPEKLERDEN KORKAN ÇOCUKLARA AĞAÇ OL ANLATIMI.





6 Şubat 2019 Çarşamba

BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINA ÇAĞRI


31 Mart 2019 Yerel seçimler Öncesinde Hayvan Hakları Savunucuları, Yerel Hayvan Koruma Gönüllüleri ve Dohaycan Derneği Belediye Başkan Adaylarıyla ilgili tercihlerini yapmadan önce Sokak Hayvanlarının Koşullarının iyileştirilmesi,  Akçakoca'ya yakışır Modern bir Bakımevi yapılması için taahhütname hazırladılar. Bu taahhütname, hayvanseverleri ilgilendirdiği kadar, hayvanlardan korkan veya sevmeyen insanları da ilgilendirmektedir. Taahhütnameyi imzalayan adaylar basın aracılığı ile kamuoyunda paylaşılacaktır. 
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------


SÖZLEŞME
İşbu sözleşme, 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak yerel seçimlerde Akçakoca Belediyesini kazanacak Belediye Başkanı ile Düzce Valiliği Yerel Hayvan Koruma Gönüllüleri ve Dohaycan ( Doğa, Hayvan, İnsan Hepsi Can) Derneği arasında imzalanmıştır.
Bu sözleşme, sokak Hayvanları olarak adlandırılan şehrimizin sakinleri olan; sokaklara terk edilmiş, kedi ve köpeklerin yaşam haklarının korunması ve bakımlarının yapılması için kazanan belediye başkanının yapmayı taahhüt ettiği hizmetlerden oluşmaktadır.  
Madde 1 : Mevcut barınak kapanınca yerine bakımevi yapılması ve acil yardım istasyonu talebi hk.
Akçakoca İlçemiz turistik bir bölge olması sebebiyle yaz aylarında sokaklarımıza çok sayıda hayvan terk edilmektedir.
Yazın sokaklarda çok sayıda köpek olması vatandaşların şikayetine neden olmakta, Özellikle agresif olanların insanların yoğun olarak olduğu yerlerden alınması talep edilmektedir.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasasında;” Sokak hayvanlarının uzun süre barınakta tutulamayacağı“ belirtmiş olmakla beraber, kontrol altına alınamayan köpek nüfusunu dönüşümlü olarak modern bir bakım evinde muhafaza etmek, insanların şikayetlerini önleyeceği gibi, yaz aylarında artan yoğun trafik nedeniyle oluşan kazaları da engelleyecektir.
Akçakoca Belediyesi’nin 2011 yılında hizmete açtığı, koşulları düzeltilemeyen barınak kirli su arıtma tesisinin büyütülmesi nedeniyle kapatıldığında, vatandaştan gelen şikayetleri karşılayabileceğiniz bir yeriniz kalmayacaktır. Bu durumda, yakaladığınız hayvanları nereye götüreceksiniz? Düzce Yaşam Alanı açıldığında, ilçelerden kalıcı olarak köpek barındırılmayacağı defalarca beyan edilmiştir. Buna rağmen, Subaşı Mevkiinde yapılan yere; tüm ilçelerden köpeklerin getirilerek oraya bırakılması kararının alınması durumunda Akçakoca’mızın köpeklerinin bir süre sonra ölüm kampına dönüşeceğini düşündüğümüz yere terk edilmesini istemiyoruz. Çünkü, deneyimlerimizle ve yaşanan örneklerle sabittir ki; bakılan köpek sayısı arttıkça, eleman ve beslenme ihtiyaçları da arttığı için gerekli bakım yapılamamaktadır.  
Bu durumda ilçemizde, modern bir bakımevine ve acil durumlarda yaralanmalarda müdahale edebilecek acil yardım merkezine ihtiyaç bulunmaktadır.
Belediyemizin çok gecikmeden gerekli arazileri inceleyerek; 150-200 köpeğin dönüşümlü olarak barındırılabileceği bakımevi yapımına başlaması ve şehrin uygun yerlerinde halkın da destekleyeceği beslenme odakları oluşturması gerekmektedir.
a)   Hayvan Severlerin rahatlıkla ulaşabileceği yeni bir yere modern bir acil bakım istasyonu yapacağıma, ( Ek:1’de özellikleri ayrıntılı olarak tanımlanmıştır. Burada çalışacak kişilerin hayvanlara karşı tutumlarının iyi olmasına ve sorumluluk taşımasına, aksi taktirde işten el çektirileceklerine,
       b)Bu alanın her açıdan görülebilecek ve çalışanların müdahale edemeyeceği şekilde yerleştirilecek kameralarla, 24 saat hayvanseverler tarafından izlenebilmesinin sağlanmasına,
      c)Tam Zamanlı Veteriner bulundurulmasını ve mesai saatleri dışında hizmet alımı yapılmasını sağlayacağıma,  
    d)Ağır yaralanma vb. durumlarda acil müdahalenin yetersiz kalması durumlarda, en yakın kliniğe sevkini yaptıracağıma,
    e)Gönüllülerle işbirliği içinde olacağıma, bakımevine ulaşım desteği vereceğime,
Madde 2- Beslenme Odaklarının yerleştirilmesi
Sokaklarda yaşayan köpeklerin en belirgin özelliği yaşam alanlarını korumalarıdır; Sokak hayvanları insanlardan şiddet görmedikleri müddetçe, insanlarla iyi iletişim kurabilen sosyal hayvanlardır.  Bir sokağı veya bölgeyi mesken tutan hayvan, o bölgeye dışarıdan gelen yabancı köpekleri sokmaz. Şehrin uzağında yaşayan yabancı köpekler, özellikle gece herkes çekildikten sonra yiyecek bulmak için şehre inerler. O bölgenin köpekleri de onları kovalarlar. Gece havlamalarının nedeni budur. Eğer biz orayı mesken tutan köpeği oradan alırsak, dışarıdan içeriye gelemeyen yabancı köpekler orada oluşan boşluğa gelip yerleşir. O nedenle;
    a) Şehrimizin sakini olmuş köpekleri ve yaşam alanlarını koruyarak oldukları yerlere görüntü kirliliği yaratmayacak şekilde beslenme odaklarının konulmasını,
    b) Gece köpeklerin yiyecek bulmak için şehre girmeye çalıştıkları bölgelere yakın yerlere beslenme odakları konularak, oldukları yerde kalmalarının sağlanmasını,
    c) Bu odaklarının temizliğinin düzenli olarak yapılmasını,
    d) Durak, okul, Cami vb. yerlere geçmişte kent konseyi tarafından yaptırılan ekmek toplama kutularına benzeyen ama daha taşınabilir ( örnekleri mevcuttur) olanlarının yapılmasını ve bunların her akşam belediye ekipleri tarafından düzenli olarak toplanmasını, toplanan bayat ekmeklerin şehrin girişine konulan beslenme odaklarında kullanılmasını sağlayacağımı, 


 Madde 3- Sokak Kedileri için Bakım Üniteleri 
    Yeşillik alanlar yok oldukça sığınabilecekleri yer bulmakta zorlanan kedilerin çok sık olarak kaza geçirdiğine şahit oluyoruz. Bu kazalardan sonra, kaza geçiren kedilerin bakımı veya annesiz kalan bakıma muhtaç yavrular için güvenli bir yer bulmakta zorlanıyoruz. Bu yüzden; evine kedi alabilen gönüllülerin evleri kendileri için yaşam alanı olmaktan çıkmıştır. Gönüllülerin rahatlıkla ulaşabileceği bir alana; hasta ve yavru bakımları için, konteyner vb. özellikleri olan kapalı bir alan düzenleyeceğimi,  


Madde 4: Sokak Hayvanları beslenmesinde gönüllülere mama desteğinin sağlanması, ( Yasa değişse bile aşağıdaki madde bu sözleşme için geçerlidir)
Hayvanları Koruma Kanunu Yönetmelik Madde 21 (d) şıkkında “Sahipsiz hayvanlara besleme odağı kurmakla görevlendirilmiş belediyeler, gönüllü kuruluşlarla işbirliği içerisinde beslenme odaları kurar ve hayvanların beslenmesine yardımcı olur” hükmü getirilmiştir.
Gönüllü – resmi kurum işbirliğini sadece Hayvanları Koruma Kanunu 8 yerde olmak üzere hükme bağlamıştır. Mevcut kanunlar içinde gönüllüye böyle yer veren başka bir kanun yoktur.
Ayrıca, İçişleri Bakanlığı Özel İdare ve Belediye Hizmetlerinde Gönüllü Katılım Yönetmeliği de belediyelerin sahipsiz hayvanlara yönelik hizmetlerde gönüllüler ile birlikte çalışmasını hükme bağlamıştır.
Madde 5: Sokaklarımızda yaşayan hiçbir hayvanın ormanlara, taş ocaklarına, köylere vb. yerlere atılmasına ve zehirlenmesine asla müsaade etmeyeceğimi, aksine davranan görevlilere işten el çektireceğimi ve haklarında yasal süreci başlatacağımı, sokak hayvanlarının yaşam haklarının korunması ve güvence altına alınması için üzerime düşeni yapacağımı taahhüt ederim.
Madde 6: Sokak Hayvanlarının sokaklarda yaşamasını güçleştiren en büyük sorun fobis olan insanlardır. Bu nedenle; Hayvan Fobisinin yenilmesi için psikolojik desteklerle, psikolog veya psikiyatris eşiliğinde, gönüllülerle birlikte, zaman zaman eğitim desteği sağlanması, etkinlikler düzenlenmesi, ( Ek:2 )
Madde 7: İş bu sözleşme 7 maddeden ve 2 ekten ibaret olup, Belediye Başkanı seçildiğimde gereğini yapacağıma söz veriyorum.

Taahhüt Eden
Belediye Başkan Adayı                                      Dohaycan Derneği



Düzce Valiliği Yerel Hayvan Koruma Gönüllüleri
------------------------------------------------------------------------------------------------
EK:1-
http://www.haykonfed.org/2016/02/15/belediyeler-icin-kullanima-hazir-bakimevi-projeleri-bilgilendirme/
1. KÜÇÜK ÖLÇEKLİ BAKIMEVİ PLAN VE BİLGİLERİ
Özellikle bütçesi yeterli olmayan nüfusu az küçük ilçelerde, belediyelerin tam teşekküllü bakımevi kurması imkansız olduğu için, kursa bile yönetimi ve eleman temini konusunda sıkıntı olacağı için, bu belediyelerin esas olarak KISIRLAŞTIRMA ve BAKIM İSTASYONU görevi görecek küçük bakımevleri oluşturmalarını tavsiye ediyoruz. Bu bakımevlerinde toplanan hayvanların kısırlaştırma işlemleri yapılacak.
Büyük operasyon gerektiren tedaviler için ise ya 24 saat hizmet alımı yapılan özel kliniklere ya da varsa şehir belediyelerinin büyük bakımevlerine gönderilecek.
Bu bağlamda hazırlattığımız örnek mimari proje ektedir. Bu tür küçük ölçekli bakımevlerinde olması gereken detay özelliklerin de mutlaka dikkate alınmasını tavsiye ediyoruz.


KÜÇÜK ÖLÇEKLİ BAKIMEVİ PLANINI İNDİRMEK  İÇİN TIKLAYINIZ.
 A) KÜÇÜK ÖLÇEKLİ “KISIRLAŞTIRMA ve BAKIMEVİNDE” TEMEL OLARAK  FİZİKİ ÖZELLİKLER:
1. Kapalı bölmelerin tabanında mutlaka en az 7 cm lik eğim olmalı. Yıkama suyu veya idrar vs kendiliğinden dışarıdaki drenaj sistemine akmalı.
2. Bölmeler mutlaka arada geçiş olan çiftli bölme şeklinde olmalı. Bir taraf yıkanırken, hayvan diğer tarafa elle müdahale olmadan ara boşluktan kendiliğinden geçebilmeli. Bu hayati önemi olan bir özellik. Bu yapılmadığı zaman kışın hayvanlar buzlu sularla donuyorlar. Hayvanın gidecek yeri olmadığı için yıkamada hayvanların altından pislikli sular akıyor.
3. Teraslı bölmelerin açık alanlarının da üstü gölgelikli olmalı. Bu gölgelikler açık alanın da yağmurda ıslanmasını engelleyeceği gibi yazın da hayvanların teras bölümünde güneşten yanmasını önleyecektir. Bu yapılmadığı zaman, yazın hayvan ya kapalı bölmede yanmakta veya açık alanda güneş altında kavrulmakta. Kışın da teras yağmur altında kalacağı için hayvan sürekli olarak ıslak kalmakta.
4. Bahçeli alanlarda, kapalı bölmenin önünde mutlaka oluk olmalı ki, kapalı bölme yıkanırken pis sular bahçeye akmasın. Ayrıca, bahçelerde de mutlaka EĞİM olmalı ki bahçe sulu çamur deryasına dönüşmesin. Bahçeli bölmelerde de kapalı alanın önünde mutlaka tüm terası kapatan gölgelik olmalı. Hem yağmur hem de güneşten korunması için bu gölgelik önem taşıyor.
5. Kulübeler kesinlikle doğrudan bahçelere konmamalı. Her kulübe mutlaka sundurma altında olmalı. Sundurma kulübe ağzından en az 1 metre daha dışarı doğru taşmalı ki, klübe yazın güneşten kışın da yağmur kardan korunsun. Kulübeler ayrıca tahta paletlerden oluşmuş zemin  üzerinde olmalı ve hemen önüne ve tercihan yanlarına da 1 er tane tahta palet konmalı.
6. Kapalı alanlar ve teraslarda zemin kesinlikle fayans veya seramik olmamalı. Mozaik taştan karolar olmalı ki arada derz olmasın, içinde kir birikmesin.
7. Bahçeli bölmelerde kapalı alanlar bahçe duvarına dayanmamalı. Klübe ile bahçe duvarı arasında en az 1 metre mesafe olmalı ki, kavga sırasında diğer köpekler tarafından kovalanan köpek, köşeye sıkışmasın, arkadan dolaşarak kaçabilsin.
8. Hayvanların geçici olarak kalacakları küçük bölmelerin zemini mozaik taşlı beton olmalı, hayvanların sürekli kalacakları geniş alanlar ise kulübelerin konacağı zemin mozaik beton ama çevresi tamamen TOPRAK zemin olmalı. Topraklı alanlar YUVARLAK DERE ÇAKILI ile güçlendirilmeli. Bahçeye hayvanların yaptıkları dışkılar, kürekle alınacak. Senede iki kez eksilen çakıllı toprak, yine yuvarlak çakıl ve toprak karışımı takviyesi yapılacak.
B) KÜÇÜK ÖLÇEKLİ KISIRLAŞTIRMA ve BAKIMEVİ EVİ  İDARİ KOŞULLARI:
1. Köpekler eğitilmiş elemanlar tarafından toplanacak. Bölmelere özelliklerine göre konacak. Aşıları ve varsa tedavileri yapılacak. 7 gün içinde kısırlaştırılıp, ameliyattan 7 gün sonra da bırakılacak. Uyuz veya deri hastalıkları gibi hayvanlar iyileşinceye kadar kalacak. Yavrulu annelerin  yavruları büyüdükten sonra kısırlaştırılıp bırakılacak. Yavrularda ise sahiplendirmeye önem verilecek. Sadece sakat ve mağdur olanlar ile terk edilmiş hayvanlar bakım evinde sürekli kalacak.
2. En az 1 veteriner hekim ve 2 veteriner teknikeri olacak. Destek olmak üzere, bakım evi olan büyük şehirden veya büyük ilçelerden haftada iki gün veteriner hekim gelip kısırlaştırma da yapabilir. Genel anlamda müdahale gerektiren durumlarda, TEDAVİ İÇİN dışarıda özel veteriner hekimlerden hizmet alımı yapılacak.
3. Bu BAKIMEVLERİ ulaşımı çok kolay yerlere yapılacak, elektriği ve suyu olacak. Hayvanların güvenliği mutlaka sağlanacak. Gece bekçisi mutlaka olacak.
4. Elemanlar hayvan seven kişilerden oluşacak. Cumartesi pazar günleri de bakımevi mutlaka tam kadro açık olacak ve çalışacak. Elemanlardan bir tanesi kadın olacak.
5. Toplama ekibinin başında veteriner veya veteriner teknikeri mutlaka bulunacak. Toplama mesai saatleri içinde yapılacak ve nerelerden kaç hayvan alındığı, nerelere bırakıldığı web sitesi veya sayfalarda düzenli olarak yazılacak. Hayvanların yakalanmasında kullanılacak uyuşturucu anestezik ilacın veteriner hekim olmadan arabada taşınması yasalara aykırıdır. İlaçları veteriner hekim teslim alacak, kullanacak ve sayı ile kalanı yerine koyacak. Kullandıklarını da belgeleyecek.
6. Hayvanlar için, KALİTELİ kuru mama alınacak. Firmaya, hayvanlar yemediği takdirde İADE koşulu getirilecek ki küspe mamaları belediyeye satmaya kalkışmasınlar. Ayrıca, işyerlerinden yemek artıkları toplanıp, marketlerden raf ömrü tamamlanmış şarküteri toplanıp ayıklanıp temizlenip hayvanlara takviye olarak verilecek. Fazla toplandığında sokaklardaki hayvanlara verilecek.
C)  POST OPERATİF (Ameliyat Sonrası ve Tedavi) KAFESLERİ BİLGİSİ
Bakımevi Örneği
Tüm Belediye Bakımevlerinde kısırlaştırma, müdahale veya operasyon geçiren hayvanların konacağı POST OPERATİF KAFESLER olmalıdır.
1. Bu kafesler en az 1×1 en boy ve derinlikte olmalı, arka duvar yekpare, kapı ve kenarlar kafes, birbirine bitişik duvarlar zeminden 40 cm yükseklikte ve şeffaf plakadan yapılmalıdır. Üst taraflar kafesli olmalıdır ki hava değişimi olabilisin. Sadece arka duvar yekpare olmalıdır.
2. Bu yan duvarların her birinde 40 cm yükseklik ve 50 cm eninde sürgülü geçme kapı olmalıdır. Bir kafes temizlenirken, hayvan bu yan duvardaki sürgü açılarak bitişik kafese geçmeli, temizlik bitince tekrar yerine alınmalıdır. Bu sürgülü kapı, hayvan kafesteyken temizliğin zorlukla yapılmasını veya her defasında hayvanın kafesten çıkarılarak hırpalanmasını önleyecek önemli bir çözümdür.
3. Kafes bölmeleri paslanmaz çelikten olmalı, kapılar kolay açılır kapanır olmalıdır. Bölmelerin önünde yıkama suyunun gideceği drenaj sistemi olmalıdır. Bölmelerin zemini en az 6 cm eğimli olmalıdır.
4. Post operatif kafesler iki katlı olmalı, alt kat yerden 30 cm yukarıdan başlamalıdır. Her iki kat TEK PARE olmalı, gerektiğinde gerektiği kadar iki katlı TEK PARÇA bölme yan yana konmalıdır.  Her bölmenin yan duvarlarında iki tarafla sürgülü kapı unutulmamalıdır. Yan yana konduğunda bu sürgülü kapı ağız ağıza gelmelidir.
5. Bölmelerin zemini kenarlardan 10 cm yükseklikle duvara kadar çıkan YEKPARE PVC li bir zemin kaplamasından yapılmalıdır. Üst kafes yıkandığında su kesinlikle alta  dökülmemelidir.
6. Kafeslerin konduğu odanın mutlaka dışarı penceresi olmalı, sürekli temiz hava almalıdır. Kışın ise tavandan ısıtma olmalıdır.
7. Kafeslerin dış kapısında tıpkı insan hastanelerinde olduğu gibi HASTA DOSYALARI konmalıdır. Bu hasta dosyalarında anamnez dahil, hayvanın bakımevine giriş tarihi, yapılan ilaçlar ve günlük uygulamalar yer almalıdır.
============================================
ELELE VERİP HAYVAN KORKUSUNU YENEBİLİRİZ
EK: 2
PROJE ADI : Hayvan Korkusunu yenmek için; Hayvan Sevgisi Eğitim    Parkı oluşturulması.
PROJE AMACI : Turizmi gelişen ilçemizde yaşayan insanlar için Hayvan sevgisi üzerine farkındalık yaratarak, ilçemize gelen turistlerin,  ziyaret etmek isteyecekleri “Hayvan Sevgisi Eğitim Parkları” oluşturmak.
Bunun için öncelikle Hayvan korkusu( zoofobi) olarak adlandırılan çeşitli hayvanlardan duyulan korku ve rahatsızlıkların giderilmesi gerekir. Zoofobi, Ülkemizde en yaygın korku türü olup bazen birden çok hayvana karşı duyulmaktadır. Kedi, köpek gibi evcil hayvanlar dışında hamam böceği, fare gibi hayvanlara karşı da tiksinti ve korku bir arada ortaya çıkmaktadır. Hayvan korkusu (zoofobi): İnsanların bir kısmında, korkulan hayvanlara karşı kötü bir deneyim yaşadıktan sonra başlamakla birlikte, bazen de insanların karşılıklı birbirlerini etkilemeleri sonucu da ortaya çıkabilmektedir.
Biz bu proje ile; zoofobinin tedavi edilerek korkuların bulaşıcı olmaktan çıkarılmasını, olumsuz etki ve algıların azaltılmasını amaçlıyoruz.
Psikolog desteğiyle, Korkularla başa çıkma terapilerinin sonucunda; Tüm canlı yaşamına karşı duyarlı bir kuşak yetiştirilmesine katkıda bulunmak. Park içinde yapılacak etkinlik ve kampanyalar vasıtasıyla, çocukların ve kadınların sosyal sorumluluk bilincini arttırmak.
Yeni düzenlenecek park alanları içinde;
 ( parkın büyüklüğüne bağlı olarak, 1-2 dönümlük alan) hayvanlarla insanların ortak kullanabileceği, iletişim kurabileceği ortak alan yaratmak.  Bu alan içinde yapılacak çalışmalarla, başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere; hayvanlardan korkan insanların eğitimini sağlamak, merhamet duygusunu  geliştirmek ve insanın diğer canlı türleriyle karşılıklı güven ve sevgi ilişkisi kurmasını kolaylaştırmak.
Hayvan Fobisi olanlar için psikolog eşliğinde fobiyi yenme çalışmaları ile birarada yaşama konusunda alışkanlıklar yaratmak,
PROJE KONUSU : Hayvan Korkusunun (Zoofobi) giderilmesi için, Hayvan Sevgisi Eğitim Parkı oluşturularak park içinde yapılacak çalışmalarla hayvan Fobisinin tedavisine yönelik çalışmaların yapılması,
Bu konuda çalışmalar yapılan atölyelerin örnek alınarak; fobinin tedavisine yönelik psikolog desteği ve gözetiminde; korkulan hayvanlarla bilinçli karşılaşma sürecinin hazırlanması ( resim, video ve canlı karşılaşmaya hazırlık aşaması)
Park içinde; uygun hava koşullarında,  hayvan sevgisi ve hayvan hakları hakkında tanıtıcı film, slayt vb. eğitimler düzenleyerek; başta çocuklar olmak üzere çevrede yaşayan insanlara hayvan sevgisinin aşılanması. 
O bölgede yaşayan sokak hayvanlarının kısırlaştırılarak, aşılanarak ve düzenli bakımlarının yapılarak çevrenin insanlar için güvenli hale getirilmesinin sağlanması,
Terk edilen köpeklerin içinden uygun olanların seçilerek, engellilere refakat edebilecek şekilde eğitilmesi, bu eğitimin sürdürülebilir olması için eğitici eğitimlerinin sağlanması,
Parkta yaşayan hayvanlar için kulübelerin ve beslenme kaplarının yerleştirilmesi, Kanatlı hayvanlar için de Kuş evleri, güvercinlikler yapılması
Parkta kameriye, insanlar ve hayvanlar için oturma alanları oluşturularak ortak kullanımın kolaylaştırılması, Kanatlı hayvanlar için de ağaçlara uygun konaklama aparatlarının yerleştirilmesi,
Park girişine ve parkı çevreleyen 4 ayrı ayaklı pano içinde geçmişten günümüze bio çeşitliliği anlatan, yok olan ve nesli tükenmekte olan kültürlerin  yer aldığı bilgilendirmenin yapılması, İnsanlarda, sosyal sorumluluk bilincini geliştirmek, Doğanın dengesini korumak için Bio çeşitliliğin korunması konusunda farkındalık yaratmak.
Özellikle çocukların, bir canlının bakımını üstlenme konusunda duyarlılıklarını geliştirmek ve bilinç artışlarını sağlamak.
Bölgedeki diğer canlı türleriyle bir arada yaşayabilmenin sağlıklı ortamlarını yaratmak konusunda başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere, bölge halkının bilinçlenmesini ve sosyal sorumluluk almasını sağlamak.
Devlet kurumları ile birlikte çalışmanın yollarını açarak, sahipli- sahipsiz tüm hayvanların aşılanmasını sağlamak, Bölgedeki nüfusun kontrol altına alınmasını, kayıtlı olmasını sağlamak.
PROJE GEREKÇESİ :
a)Hayvanlara karşı oluşan fobilere karşı bilinçli çalışmalar yaparak; İnsanların korkuları nedeniyle yaşadıkları panikler sonucu yaralanmalarının önüne geçmek. Özellikle köpeklerden korkan çocukların daha çok hayvanlar tarafından değil, kaçarken yaralandığı biliniyor. Fobisinden kurtulan insan yaşamını doğayla uyum içinde sürdürebilme özelliği kazanacaktır.
Hayatını zorlaştıran korkularından kurtulan insanlar, enerjilerini olumlu yönde kullanacaklarından topluma daha yararlı olacaktır.
b)Sokağa, barınaklara terk edilen köpeklerin eğitilerek, başta engelli vatandaşlar olmak üzere, sahiplendirilmesinin önünü açmak.
Sevgisiz ve merhamet duygusundan uzaklaşan bir toplum yerine, merhametli nesillerin yetiştirilmesine katkı sunmak,  Akçakoca İlçemizde Bio çeşitliliğin korunması konusunda, insanların farkındalığını arttırırken, dışarıdan gelen insanların ilgisini çeken bir örnek park oluşturmak. Bunu yaparken uygun ortamlar yaratmak. Okula giden çocukların, sokak hayvanlarıyla tehlikesiz bir şekilde iletişim kurmasını, turistlerin korkmadan çekinmeden dolaşmalarını sağlayacak kısırlaştırma ve aşılama işlemleriyle sağlıklı bir çevre yaratmak. Özellikle, kadınların bu konuda sosyal sorumluluk almasını sağlayacak eğitimlerle birlikte, fiili olarak da aşılama, kısırlaştırma ve sahiplendirme çalışmaları ile güvenli ve sağlıklı bir çevre yaratmayı amaçlıyoruz.
Maltepe Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Peykan Gökalp hayvan fobisi ile ilgili olarak yaptığı basına yaptığı açıklamada; “ Hayvan Fobisinin günlük yaşamı olumsuz etkilediği anda tedavi edilmesi gerektiğini “ ifade etmiştir.
“Hayvan fobisi nedir?

Kedi, köpek, yılan, örümcek, fare, kuş gibi hayvanlara karşı duyulan mantıksız, orantısız korkuya denir. Kişi korktuğu bir hayvanla karşılaştığında aşırı kaygı duyar, saldırıya uğrayacağına ya da bir şekilde zarar göreceğine inanır. Hastalanacak, bayılacak, boğulacak hatta hayatını kaybedecekmiş gibi hisseder. Nefes alışverişi değişir, çarpıntı, sıcak basması, soğuk terleme gibi şikayetler ortaya çıkar. Yaşadığı bu yoğun endişe yüzünden hayvandan mümkün olduğu kadar uzaklaşmaya çalışır, hatta bu kaçış sırasında kendini tehlikeye atabilir.
Örneğin, köpekten kaçmak için hızla seyreden trafikte yola inebilir. Böyle bir panik halini bir daha yaşamamak için de kaçınma davranışında bulunur. Hayvanla karşılaşacağını düşündüğü ortamlara girmemek için aşırı tedbirler alır. Hayvan fobisinde her zaman korku ön planda değil. Bazen iğrenme duygusu daha baskın olabilir. Örneğin hamam böceği gördükten sonra kişi rahat edemez, yerini değiştirir, vücudunda birdenbire kaşınma belirebilir. “ olarak karşımıza çıkmaktadır.
Özellikle toplumumuzda sokak hayvanları olarak adlandırılan kedi ve köpeklerle ilgili artan bilinçsiz korkuların üzerine gitmek ve Hayvan Fobisi olan insanlara ulaşarak, psikolog eşliğinde, fobinin yenilmesine yönelik çalışmalar yaparak, kadınların ve çocukların hayvanlara korku ile değil sevgi ile yaklaşmasını sağlayan yöntemleri geliştirmek, hayvan davranışları üzerine eğitimler vererek; nasıl davranmaları gerektiği ve tehlike arz eden durumlarda nasıl davranmaları gerektiği konusunda bilinçli bir toplum oluşturmak,
Çocukları ilk eğiten annelere ağırlık vererek, insanlığın doğa ile uyum içinde yaşamasının koşullarının oluşmasına katkı sunmak istiyoruz.

Dohaycan Derneği/ Akçakoca


Düzce Valiliği Yerel Hayvan Koruma Gönüllüleri




23 Mart 2018 Cuma

AKÇAKOCA GEÇİCİ KÖPEK BARINAĞI KAPANACAK MI?

BU YAVRULARIN HEMEN HEPSİ BARINAK MİKROBUNDAN ÖLDÜ (2011-2018)


Sayın Başkan Cüneyt Yemenici’ye Açık Mektup

HAYVAN BARINAĞI KAPATILINCA NE OLACAK BAŞKANIM?

21 Mart 2011 tarihinde O zamanın Belediye Başkanı Fikret Albayrak Akçakoca Geçici Hayvan/Köpek Barınağı’nın açılışını yaptı.
Barınak açıldığı gün çocuklar gibi şen ve mutluyduk.  Artık yaralı ve hasta hayvanları götürebilecek, tedavi ettirebilecektik. Yavrular sokaklarda ezilmeyecekti. Kısırlaştırmalar yapılacak, sürülerin oluşması önlenecekti.
Maalesef hiçbiri yapılmadı. “Eleman yok “ dendi. “Veteriner tahsis edemeyiz, bütçe yok” denildi. Ve geçici elemanlarla, daha çok da gönüllülerin desteğiyle oraya kapatılan hayvanlar yaşatılmaya çalışıldı. Yavruların ise %99 u öldü. Köpeklerin önüne, su bile konulmadığı günleri yaşadık barınakta. Yıprandık, üzüldük. Fikret Başkanın kapısını aşındırdık ama sonuç alamadık. Üç yıl böyle geçti. Barınağın hayvanların tedavisi için değil, insanların şikayetlerini önlemek için, hayvanların adeta ölüme mahkum edildiği yer olarak hizmete açıldığını anladık. Bütçe de yeterli eleman da o dönem bir türlü bulunamadı.
 BARINAK MİKROBUNA KARŞI İLAÇLAMALAR DA İŞE YARAMADI ( F.ALBAYRAK DÖNEMİ)

Sayın Cüneyt Yemenici,  Başkan seçildiği ilk yılda barınağa Veteriner ve iki eleman tahsis ederek hayvanseverlerin gönlünü kazandı.  Fakat barınak o kadar kötü bir yerde ve kirli su tahliyesi düşünülmeden, mühendislik çalışması yapılmadan kondurulmuştu ki, defalarca çakıl dökülmesine rağmen, pis su göletlerinin oluşması engellenemedi. Sık sık tıkanan logarlar içinse vidanjör devreye sokuldu. Bu yüzden barınakta istenen hijyen sağlanamadı. Hayvanlar bakımsızlık ve pislik içinde yaşamaya mahkum oldular. 

Yavrular ise barınaktaki mikroba karşı direnemedikleri için yaşamadılar. Barınak için alınan Veteriner Ufuk Göktaş ise, Mezbahada hayvan kesiminden, Çöpleri ayrıştırma projelerine kadar her şeye koşmak durumunda kaldı. Zamanı yetmediği için barınağa alınıp da kısırlaştırılamayan dişilerden içeride hamile kalıp doğuranlar oldu. Personel eksikliği Sayın Yemenici tarafından giderilmesine rağmen, koşullar iyileştirilemedi. Hizmette kalite standartları arttırılamadığı gibi, çalışanların da çalışma koşulları çok kötü şartlarda devam etti. Pisliğin içinde, maskesiz, eldivensiz, özel kıyafetler olmadan ve sonrasında duş alabilecekleri odaları olmadan görevlerini yapmaya çalıştılar.
Hayvanseverler, Dernekler, Dohaycan Yöneticileri, Sayın Yemenici ile görüşerek; Akçakoca’ya yaraşır yeni ve modern bir bakımevi yapılmasını talep ettiler. Başkan Hayvan Barınağı yapımı için Meclisten yetki aldı. Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi için yer arayışına geçildi. Tam proje netleşmek üzereydi ki; Bakan Özlü’nün girişimiyle; Düzce Subaşı Köyü Mevkiinde büyük bir Rehabilitasyon Merkezi yapılması gündeme geldi.
Düzce Valiliği’nde yapılan toplantılarda; Projenin Uzmanları, Hayvan Yaşam Alanı ve Rehabilitasyonu merkezinde sadece tedavi ve kısırlaştırma işlemlerinin yapılacağı, orada asla hayvan tutulmayacağı, sadece tehlikeli ırklar için bir bölüm yapılacağını anlattılar. “Merkeze ilçelerden hayvan getirilip, bırakılmayacağını” söylediler.

PEKİ, BELEDİYE BAŞKANLARI NEYİ BEKLİYOR?
Düzce İline bağlı ilçelerin hiçbirinde sokak hayvanlarına yönelik çalışma yok, barınak yok, veteriner yok. Bir tek Akçakoca’da vardı, Onun da ne olacağı belli değil. Kirli Su Arıtma tesisinin büyütülmesi için çalışmalar başlayınca ( ki Mayıs ayı gibi ifade ediliyor) kapatılacağı söyleniyor.
Akçakoca Belediyesi, hayvanseverlerin tüm itirazlarına rağmen,  özellikle yaz aylarında adeta hapishane gibi kullandığı barınaktan vazgeçiyorsa, bunun nedeni; Akçakoca’nın köpeklerini Subaşına yollayacağının hayalini kurması mıdır? Bakanlık ve Valilik tarafından, Hayvanseverlere, Subaşı  ve Kabalak Köylülerine “ BU BÖLGEDE SADECE HAYVAN HASTAHANESİ YAPILACAK, KÖPEKLER TOPLANMAYACAK” Diye açıklama yapılmasına rağmen belediyelerin bu rahatlığı nereden geliyor?
Eğer birileri halkı ( köylüleri ve hayvanseverleri) kandırmıyorsa, Akçakoca Belediye Meclisi tarafından kendisine yetki verilen Belediye Başkanımız Sayın Cüneyt Yemenici’nin aklından geçenleri çok merak ediyoruz?
Sayın Başkan, Sokak Hayvanlarının Sorunlarının çözümünü önemsemeyebilirsiniz, insana yatırım değil, diye düşünebilirsiniz, peki sokaklarda dolaşan hayvanlarla ilgili şikayetler çoğalınca ne yapacaksınız? 
AGRESİF ŞİKAYET EDENLERE KARŞI NASIL BİR YÖNTEM İZLEYECEKSİNİZ? 
Sokak hayvanlarını, elemanlarınıza veya özel firmalara illegal olarak toplatıp bilinmedik yerlere mi attıracaksınız? Adı kibarca uyutma olan öldürme işlemini mi yaptırtacaksınız? Sizin böyle düşünmediğinizi biliyoruz. Öyleyse bu konuda adım atmak için neyi bekliyorsunuz Başkan? Bize modern bir bakımevi yaptıracağınıza dair söz vermiştiniz. Sizden önce ki başkanın bütçesiz olarak yaptırabildiği ( ki maliyetlerin çoğu Kent Konseyi Başkanı Adnan Yaman’ın girişimleriyle karşılanmıştır) derme çatma barınağı kapattıktan sonra, yerine, elinizde ki iktidar olanaklarıyla, modern bir bakımevi yaptıramıyorsanız, Bir önceki selefiniz tarafından yaptırılan barınağın daha iyisini yapmak yerine kapatıp şikayetleri göze alıyorsanız, bu iş beni aşıyor diyorsanız  size söyleyecek sözümüz de yok. Verecek oyumuzda…

Saygılarımla,
Nermin Alpay
Yaşam Hakkı Savunucusu