2 Ekim 2012 Salı

BEN SADECE YAŞAMAK İSYETEN BİR ÇINARIM!

Bir bahar günü baltayı vurdular belime, dallarımı, göğe uzanan kollarımı aldılar benden. Oysa en az otuz yılım geçmişti bu deniz kıyısında... İnsanlar bıraktığında beşyüzyıl yaşayan atalarım varmış benim.

Gövdemi alıp götürdüklerinde uzun zaman kendime gelemedim. Oysa hala toprağa bağlıydı köklerim.
Yaşıyordum... Sonra yanlarımdan filizler çıkardım...
Hayata öyle tutundum. Ama çok korkuyorum...
Ya onları da fark edip keserlerse... Ya yaşamıma tümüyle son vermek için köklerimden söküp atarlarsa...

Yanımda can arkadaşım... Bir an önce büyüse kollarım. Çınar caddesinde öylece kalsak...

1 Ekim 2012 Pazartesi

HİÇ BARINAK GÖRMEYENLERİN HAZIRLADIĞI BU YASA MECLİSİN ONAYINDAN GEÇMEZ.

BÜROKRATLARIN MASA BAŞINDA HAZIRLADIKLARI; KEDİ VE KÖPEKLERİ TOPLAYIP BİR YERLERE KAPATMA YASASI UYGULANABİLİR OLMAKTAN ÇOK UZAKTIR.
Belediyeler, kaynak bulamadığı için 40-50 köpeğin bulunduğu barınakları bile işletemezken, hayvanlar betonlar üzerinde açlık ve soğukla savaşırken, binlerce köpeğe bu devlet nasıl bakacak?   



Dünyanın sadece kendileri için yaratıldığını zanneden kimi vicdansız insanlar onları sokaklarda istemiyor diye,
Allah'ın yarattığı bu canları katledecek misiniz?
30 Eylül'de Taksim, İzmir, Adana ve ülkenin birçok yerinde hayvanseverler; sokak hayvanlarının katliamına yol açacak bu  yasanın meclise getirilmesini protesto ettiler.
Bu yasa geçmez. Geçmesi için el kaldıran hiçbir milletvekili de bu günah ve veballe asla huzur bulmaz.

İSTANBUL'UN SOKAK KÖPEKLERİ

İSTANBUL'UN SOKAK KÖPEKLERİ İNSANLARLA, TRAFİKLE İÇİÇE VE OLDUKÇA MEDENİ ŞEKİLDE YAŞAMAYI ÖĞRENMİŞLER...

Kavacık'da restoranın kapısında oturuyor. Ne o birini rahatsız ediyor, ne de birileri onu...Kadim şehir İstanbul'a yakışan da bu... 


 Yolun kenarında uyukluyor. Ne o gelip geçenden ürküyor, ne geçenler ondan. Medeni bir şekilde barış içinde yaşamayı öğrenmişler. Kırmızı ışıkta durup, yeşil ışık yanınca insanlarla beraber karşıya geçiyorlar.



 Otobüslerin biri gelip, biri gidiyor. O ise derin bir sabah uykusuna dalmış. Belli ki o durakta onu iten, kakan olmamış. Yoksa bir sokak köpeğinin bu kadar güvenli uyuması mümkün müdür? O durak insanları çok yaşayın...
Bu tombik de Taksim Gezi Parkında insanların arasında dolaşıyor. Kulağındaki küpesinden kısırlaştırıldığını anlıyoruz. Kilosunun nedeni kısırlaştırılmasının yanısıra, Gezi parkı sakinlerince iyi beslenmesi olmalı...
ONLARSIZ BİR ŞEHİR İSTEMİYORUZ.

27 Eylül 2012 Perşembe

KÖPEKLER VE MEZARLIKLAR

Köpeklerin mezarlıklarda barınmaları en eski sorunlardan biridir. İnsanlardan uzak mekanlar olduğu için, insanların şiddetinden kaçan köpekler buralara sığınırlar. Mezarların arasındaki boşluklarda yatıp, yavrularını bu boşluklarda doğururlar. Yeni kazılmış mezarlar yumuşak toprak olması nedeniyle sığınmak için en elverişli mekanlardır. Bu durum haklı olarak; yakınlarını kaybetmiş insanları üzmektedir.
Mezar ziyaretine gelen insanın; eşilmiş, dağıtılmış bir mezarlıkla karşılaşması oldukça can sıkan bir durumdur. Böyle bir manzara ile karşılan kişinin maalesef aklına ilk gelen şey de, köpekleri yok etmek oluyor.Bu nedenle mezarlıklarda, ölülerin sessiz tanıklığında, gizlice binlerce köpek zehirlenmiş, vurulmuştur. İnsan olmanın üstünlüğü öfkelensek de, öfkemize yenik düşmeden, hiçbir canlıya zarar vermeden soruna çözüm aramak ve bulmak olmalıdır.
Mezarlıkta yaşayan köpeklerin çoğu insanlar tarafından yavru iken oraya atılmışlardır. Bir de sahibi öldükten sonra,
sahibinin mezarından ayrılmayan köpekler vardır:

dha.com.tr haberi
İZMİR Karşıyaka’daki Doğançay Mezarlığı’nda, doberman kırması bir köpek sahibinin mezarından ayrılmıyor.Bir ay kadar önce mezarlıkta yoğun bir defin olduğunu belirten mezarlık görevlileri şunları anlattı:
"O gün cenaze aracının peşinde bir köpeğin geldiği gördük. Fakat bu köpeğin ölen sahibin peşinden gelen köpek olduğunu anlayamadık. Çünkü mezarlık içinde ve çevresinde çok sayıda sahipsiz köpek var. Onlardan biri olabilir diye düşündük. Fakat köpeğin mezarlıktan hiç ayrılmadığını mezarların üzerini kokladığı gördük. Daha sonra ölen sahibinin mezarını aradığını anladık. 'Öksüz' adını verdiğimiz köpek bir aydır burada yatıp kalkıyor. Biz de durumuna üzülüyoruz. Onun bu halini görenlerin de gözyaşı döktüğüne şahit olduk. Birkaç mezarın çevresinden ayrılmıyor ama, sahibinin mezarının hangisi olduğunu bilemiyoruz. Eğer bu köpeği tanıyan varsa gelip buradan alsın.

" SORUNU NASIL ÇÖZEBİLECEĞİMİZİ YÜKSEK SESLE TARTIŞMAKTA FAYDA VAR:
1- Zehirlersek; hem suç işleyeceğiz, hem de günaha gireceğiz. Ölülerimizin bundan hoşnut olup olmayacağı ayrı bir mevzu. Ayrıca bu yönteme yasadışı olarak çok baş vurulmuş ama sürekli yeni köpekler bırakıldığı için başarılı olunamamıştır.
2- Mezarlarımızın üstünü tahta, taş vb. sert
maddelerle kapatabiliriz.
3- Mahalleli birlik olup, mezarlığın etrafını kapatabilir, yalnız kapıdan giriş-çıkışı sağlayabiliriz.
4- Mezarlığa yakın yerlere köpek kulübeleri koymak da başka bir çözüm olabilir.Mezarlığı yaşam alanı olarak seçmelerine alternatif seçenek sunmuş oluruz.
5- Bekçi köpeği ile mezarlığı koruyabiliriz. Çünkü onlar kendi alanlarına başka köpeğin girmesine izin vermiyorlar. ( benim kapımda beslediğim sokak köpeği bile başka köpekler gelince kapıya yanaştırmıyor.
Diğer önerilerinizi de bekliyoruz.
Bizler gönüllüler olarak; Belediyemizin yapması gereken bir çok şeyi yapmaya ve belediyeye görevlerini hatırlatmaya çalışıyoruz. Belediyemiz İki yıldır barınağı bile doğru düzgün işletemedi.Biz hergün pislik içinde bunlarla uğraşıyoruz. Vicdanımız el vermediği için BANANE deyip geçemiyoruz. Bizim işimiz hayvan toplamak değildir. Tacize uğrayan hayvanları insan kılıklı yaratıklardan korumak için yola çıktık. Köpeklerden başka işlerle de ilgilenmemizi söyleyenlere, kahvelerden çıkıp bize ve bize önerdikleri diğer işlere destek olmalarını bekliyoruz.

24 Eylül 2012 Pazartesi

AKÇAKOCA MÜFTÜSÜ'NE TEŞEKKÜR ZİYARETİ

Akçakoca'nın sevilen Müftüsü Sn. Hasan Erdoğan'ın Körfez'e tayini çıktığını öğrenen Akçakoca'lı hayvanseverler güle, güle ziyaretine gittiler. Ramazan ayı boyunca sokak hayvanları için bir kap su bırakılması için vaazlar verilmesine ön ayak olan Sayın Müftümüz Erdoğan'a Haytap Temsilcisi Neşe Perihan Kulak tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.    

Müftümüz Erdoğan hayvanseverlerle yaptığı sohbette; "Allahın (C.C) isimlerinden biri olan Rahman kelimesinin bütün kainata merhamet eden, Rahim kelimesinin de müminlere merhamet eden anlamına geldiğini, Bismillahirrahmanirrahim kelimesinin anlamını bilen müslümanın ise merhametli olması gerektiğini söyledi. 


21 Eylül 2012 Cuma

BARINAKTAKİ YAVRULARIMIZ

BU YAVRULARDAN 3 ÜNÜ HERGÜN YAPILMASI GEREKEN İLAÇLAMA YAPILMADIĞI İÇİN KAYBETTİK. :((

MAALESEF BU YAVRUYU DA KURTARAMADIK :((

KÜPELİ KÖPEKLERİMİZ...

 BARINAK 3. BÖLÜMDEKİ KÜPELİ DOSTLARIMIZ ÖZGÜRLÜKLERİNE KAVUŞMAK İÇİN
AKÇAKOCA BELEDİYESİ VE AKÇAKOCA KENT KONSEYİNİN YAPACAĞI BESLENME ODAKLARINI BEKLİYORLAR.
KÜPE NUMARALARI: 3141- 3142-3143-3153-3154-3155-3158-3160