20 Aralık 2014 Cumartesi

BELEDİYELERİN GÖREVİ KÖPEK TOPLAMAK DEĞİLDİR.


SOKAK HAYVANLARI İLE İLGİLİ OLARAK BELEDİYELERİN GÖREVİ; AŞILAMA, KISIRLAŞTIRMA, TEDAVİ ETMEKTİR.

BELEDİYELER SALDIRGANLIKLARI İSPATLANMIŞ OLANLAR DIŞINDA,  SOKAK HAYVANLARINI TOPLAYIP, BİR YERE KAPATAMAZ. SUÇTUR.

SOKAĞINIZDA, MAHALLENİZDE SİZE SALDIRMAYAN

KÖPEKLERİ ALMASI İÇİN BELEDİYEYİ ARAYARAK,

BELEDİYEYİ ZOR DURUMDA BIRAKMAYINIZ!


İÇERDEKİLERİ İYİLEŞTİRMEDEN, SAĞLIKLI KÖPEKLERİ NEDEN TOPLUYORSUN VETERİNER UFUK BEY?

1-   5199 SAYILI YASA ‘NIN HÜKÜMLERİ NE GÖRE;  SOKAK HAYVANLARININ BAKIMINDAN, TEDAVİSİNDEN, AŞILARININ YAPILMASINDAN, KISIRLAŞTIRILMASINDAN SORUMLUDUR.

2-   BELEDİYE SOKAK HAYVANLARI İÇİN REHABİLİTASYON MERKEZİ  AÇMASI HALİNDE; BU MERKEZDE SADECE, HASTA VE BAKIMA MUHTAÇ OLAN HAYVANLARA BAKABİLİR.

3-   REHABİLİTASYON MERKEZİ  ( VEYA GEÇİCİ BARINAĞIN) NASIL OLMASI GEREKTİĞİ YASA VE YÖNETMELİKLE TANIMLANMIŞTIR. SAĞLIKLI KOŞULLARDA İŞLETİLMEYEN BARINAK KAPATILMAK ZORUNDADIR.

4-   BELEDİYELER , ŞEHRİN BELLİ YERLERİNE BESLENME ODAKLARI OLUŞTURARAK SOKAK HAYVANLARININ BESLENMESİNİ ÜSTLENİR.

BELEDİYELERİN YAPAMAYACAĞI VE YAPMAMASI
GEREKENLER :

 1-   BELEDİYE VE ZABITA EKİPLERİ,  SALDIRGAN VE HASTA OLMAYAN HİÇBİR SOKAK HAYVANINI BULUNDUĞU YERDEN ALAMAZ.
2-   BELEDİYE, SOKAK HAYVANINI SADECE KISIRLAŞTIRMA, TEDAVİ ETMEK AMAÇLI OLARAK ALABİLİR .

3-   BU AMAÇLA GEÇİCİ BAKIM EVİNE GÖTÜRÜLEN HAYVANIN 10 GÜN SONRA ALINDIĞI YERE GERİ BIRAKILMASI  ZORUNLUDUR.

4- BELEDİYE, HİÇBİR SOKAK HAYVANINI YAŞAMA ALANLARI DIŞINA, ORMANA BIRAKAMAZ.

KALABALIK DURAKTA, KİMSE ONUN FARKINDA DEĞİL, O DA KİMSEYİ RAHATSIZ ETMİYOR. GENEL GÖRÜNTÜ BU. ŞİMDİ BU KÖPEKÇİĞİ BİR KİŞİ ŞİKAYET ETTİ DİYE BARINAĞA MI KAPATACAĞIZ?
 
BELEDİYE VETERİNERİMİZ, BARINAKTA YETERLİ KOŞULLAR TAMAMLANMAMIŞKEN, KISIRLAŞTIRMASI GEREKEN 40 TANE KÖPEK VARKEN, HALA SOKAKLARDAN KÖPEK TOPLAMAYA DEVAM ETMEKTEDİR.  YASA GEREĞİ 10 GÜNDEN FAZLA TUTMAMASI GEREKEN HAYVANLAR TEDAVİ EDİLMEDEN AYLARDIR BARINAKTA HAPİS TUTULMAKTADIRLAR.
MAHALLELİNİN VEYA ÇARŞI ESNAFININ BAKTIĞI 4 AYLIK SAĞLIKLI YAVRUYU BİLE BARINAĞA GÖTÜRMEK İSTEMESİ ANLAŞILIR BİR TUTUM DEĞİLİR.
İNSANLAR ŞİKAYET EDİYOR DİYE, SOKAKTA KİMSEYE SALDIRMAYAN HAYVANLARI TOPLAYAMAZSIN !

ŞİKAYET EDENLER VARSA, BAKANLAR DA VAR...

BURADA BELEDİYE YASAYA GÖRE HAREKET EDECEK. İNSANLARIN AĞZINA BAKMAYACAK.
KIZANA GELEN KÖPEK VARSA, DİŞİ KÖPEĞİ ALACAK, KISIRLAŞTIRIP, GERİ BIRAKACAK.
KÖPEKLERİ TOPLAYARAK, YA DA ZEHİRLEYEREK SOKAK HAYVANI SORUNU ÇÖZÜLEMEZ.

O BÖLGEYİ TANIYAN, ORADAKİ İNSANLARI BİLEN, İNSANLAR TARAFINDAN DA BİLİNEN KÖPEĞİ AŞILAYACAKSINIZ O KADAR. O KÖPEK O BÖLGEDE BIRAKILMADIĞINDA YERİNE BAŞKA ( YABANCI ) KÖPEK GELİYOR.
KONUYU BİRAZ ARAŞTIRSANIZ, EN AZINDAN BU KONUDA SORUMLU OLAN VETERİNERİMİZ KAFA YORSA, PROBLEM ÇIKMAZ.

BİLMEDEN ALINAN KARAR YANLIŞ İSE YANLIŞ DİYECEKSİNİZ. EN AZINDAN MESLEĞİNİZE VE KENDİNİZE SAYGINIZ VARSA;

"5199 SAYILI YASAYA GÖRE BENİM KÖPEK TOPLAMAM SUÇTUR ! " DİYECEKSİNİZ.

 
ÖNCE BUNLARI YAŞAT, SONRA YENİLERİNİ AL.


5199 SAYIL YASANIN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN ÖNEMLİ MADDELERİNİ TEKRAR HATIRLATALIM :

YASADA BELİRTİLEN ŞARTLARIN KAÇI UYGULANABİLİYOR?

ÖNCE BARINAK İÇİN RUHSAT BAŞVURUSU YAPIP, EKSİK İLAÇLARIN ALINMASI LAZIM. YAVRU BÖLÜMÜNE ALINAN KÖPEKLERİN AŞILARININ YAPILMASI LAZIM. ORTAK ALANA ALMADAN ÖNCE KARANTİNA BÖLÜMÜNDE BEKLETİLMESİ LAZIM.
BARINAK ONLAR İÇİN HAPİSHANE VE ÖLÜM KAMPI DEĞİL, TEDAVİ VE BAKIM MERKEZİ OLMASI LAZIM.
 
 
KAFESTEN ÇIKMAYA ÇALIŞAN KÖPEKÇİK ORADA ASILI KALIRKEN, VİCDANIMI NASIL SUSTURAYIM? KİMİN HATIRINA GÖRMEZDEN GELEYİM? ORTA ALANA ÇAKIL DÖKMEK İŞİ BİLE BİR AYI BULDU. HALA YAPILAMADI. HANİ ARADA AÇILSA KAPILAR, BİRAZ KOŞABİLSELER TOPRAKTA...

Geçici bakımevlerinde aranacak şartlar 
MADDE 24 – (1) Geçici bakımevlerinde;

 a) Geçici bakımevlerinin kurulması için yürürlükteki ilgili mevzuat hükümlerine göre izin alınması,

 b) Hayvanların bilhassa operasyon öncesi ve sonrasında bakımlarının yapılacağı hayvan müşahede birimlerinin kolay temizlenebilir malzemeden yapılması,

 c) Müşahede bölümlerinin bölgenin hakim rüzgarlarına zıt yönde yapılarak hastalık etkenlerinin rüzgarla bakımevlerine taşınmasının engellenmesi,

 ç) Geçici bakımevlerinde bulunan hayvanların bulunduğu birimlerin güneş alacak şekilde düzenlenmesi,

 d) İdare odası, işçi odaları, duş ve tuvaletler, veteriner hekim odası, muayene odası ve ameliyat odasının personel sağlığı açısından hayvanların bulunduğu yerden uzakta ayrı bir bölüm halinde yapılması,

 e) Hayvanların bulunduğu birimlerde temizlenebilir ve dezenfekte edilebilir malzemeden yapılmış yemliklerin ve sulukların seçilmesi ve her hayvan değişiminden önce mutlaka dezenfekte edilmesi,

 f) Geçici bakımevlerinin yıkanması ve temizliği için yeterli miktarda su bulunması ve zeminin temiz tutulması, birimler içindeki altlıkların hergün temizlenmesi ve en az beş günde bir kez dezenfekte edilmesi,

 g) Hayvanların bulunduğu birimlerdeki kapılar, dışarıdan ve içeriden açılıp kapanabilecek şekilde kilit sistemli yapılması, içeride hayvan sayısı ile orantılı olarak kolay yıkanabilen ve dezenfekte edilebilen öncelikle plâstik malzemeden, temin edilemiyorsa ahşap malzemeden veya diğer malzemelerden ve yekpare olarak yapılmış altlıkların bulunması,

 ğ) Geçici bakımevlerinde kimyasal dezenfektan ve benzeri maddelerle yapılan temizliğin hayvanlara zarar vermeyecek ve kalıntı bırakmayacak şekilde yapılması,

 h) Geçici bakımevlerinin patojen mikroorganizmalara karşı ayda en az bir kez dezenfekte edilmesi ve Ek-3 teki Dezenfeksiyon Belgesinin geçici bakımevi sorumlusu ya da sorumlu veteriner hekim tarafından imzalanarak iş yerine asılması,

 ı) Kafeslere konulan altlıkların her hayvan değişiminden önce dezenfekte edilmesi,

 i) Geçici bakımevlerinin zemininde ve tabanında idrarın birikmesine meydan vermeyecek bir eğimin bulunması,

 j) Karantina odasının her şüpheli hayvan için ayrı bölmeler şeklinde yapılması, zeminin temizlik ve dezenfeksiyona uygun malzemelerle kaplanması, kapısının kilitli ve üzerinde gözetleme bölümünün bulunması ve mekanik olarak havalandırılmasının sağlanması,
Toplanılan sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların bakılması
 MADDE 21 – (1) Toplanılan sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlar aşağıdaki esaslara göre bakılır:

 a) Toplama ve geçici bakımevlerine nakil esnasında alınan gerekli tüm önlemlere rağmen ölen sahipsiz hayvanlar derhal diğerlerinden ayrılır ve veteriner hekim kontrolünde bu gibi durumlar için belediyece belirlenmiş yerde açılmış derin çukurlara gömülerek üzeri toprak ile kapatılır.

 b) Geçici bakımevlerine getirilen hayvanların yaşı, cinsiyeti, ırkı, davranış şekli Ek-2 deki Sahipsiz Hayvan Kayıt Defterine yazılır ve sağlık, gebelik durumu ve parazit açısından bir ön muayeneden geçirilir. ( Barınağa getirilen hayvanların sağlık durumunu, nereden alındığını belirten kayıtlar düzenli olarak tutulmamaktadır.)
 c) Ön muayenede gebelikleri tespit edilen hayvanlar kısırlaştırılmadan kaydedilerek ayrı bölümlere alınır. Hayvan sağlığına zarar vermeyecek ve cenin oluşumunu tamamlamamış şekildeki gebelikler sonlandırılır. Doğan yavruların sütten ayrılıncaya kadar geçici bakımevinde gerekli bakımı yapılır. Geçici bakımevinde bulunan tüm hayvanların sahiplendirilmesi için belediye tarafından belediye ilân panoları ile belediyenin internet ortamında ve diğer tüm yayın organlarında duyuru yapılır ve sahiplendirilme teşvik edilir.

 ç) Sahipsiz hayvanlar kısırlaştırıldıktan ve gerekli tıbbî müdahaleler yapıldıktan sonra sahiplenme talebinde bulunan ve 5199 sayılı Kanun ve bu Yönetmelikte öngörülen şartları taşıyan kişilere teslim edilir ve belediyece kayıt altına alınır. Belediyeler sağladıkları bu hizmetten dolayı belli bir ücret talep etmez.

 d) Geçici bakımevlerinde on gün süre ile gerekli duyurular yapıldığı halde sahiplendirilemeyen hayvanlar kontrolleri, aşıları ve tıbbî müdahaleler ile kısırlaştırılmaları yapıldıktan ve operasyon yaraları kapandıktan en az yedi gün sonra kayıt altına alınıp, müdahale görmüş olduklarını gösteren işaretleri üzerlerinde olacak şekilde veteriner hekimin onayıyla alındıkları ortama geri bırakılır. Bu ortamlarda belediyeler, gönüllü kuruluşlarla işbirliği içerisinde besleme odakları kurar ve hayvanların beslenmesine yardımcı olur. Hayvanlar, hiçbir suretle ilgili belediye sınırları dışındaki bir ortama, ormanlık alana veya diğer yaban hayatı yaşam alanlarına bırakılmaz.

 g) Sahipli veya sahipsiz hiçbir hayvan belediye, gönüllü kuruluş veya diğer üçüncü şahıslarca belediye sınırları dışında yaban hayatı yaşam alanlarına bırakılmaz.

 
BARINAK KAPATILIRSA, BELEDİYE HİÇBİR ŞEKİLDE SOKAK HAYVANLARINA MÜDAHALE EDEMEZ.


 

15 Aralık 2014 Pazartesi

AKÇAKOCA'DA YARALI OLARAK BULUNAN KUĞU DÜZCE'YE SEVK EDİLDİ.

VATANDAŞLAR TARAFINDAN BULUNAN KUĞU DÜZCE REHABİLİTASYON MERKEZİNDE BAKIMA ALINDI.
 
 
Akçakoca'da duyarlı vatandaşlar tarafından bulunan Kuğu için Düzce Orman ve Su İşleri Müdürlüğü Doğal Hayatı Koruma Birimi arandı. Aynı Gün ( Cuma) Düzce'den ekipler gelerek, Kuğu'yu bakım merkezine götürdüler.
Kuğu'nun alınması için yardımcı olan Orman Mühendisi Selçuk Çömeten'i arayarak bilgi aldık:
 
"Ekibimiz Kuğuyu aldıktan sonra veteriner hekime tedavi amaçlı getirilmiş. 2 veteriner hekim kontrolü ardından Kuğuda yara veya sakatlık olmadığı görülmüştür. Aç ve yorgun olduğu Veteriner hekim tarafından gözlemlenmiştir. Uygun şekilde beslenilmesi yapılıp rehabilitasyon merkezimize gönderilmiştir. Pazar günü sağlıklı görüldüğünden dolayı ekiplerimizce yaşam alanlarından biri olan Efteni Gölüne tekrar bırakılarak doğaya kazandırılmıştır."
Kuğuyu bulan ve bizi bilgilendiren Barış Kaçalı'ya, Kuğuyu merkeze götüren ve tedavisi ile ilgilenen Düzce Orman Su İşlerinin Doğal hayatı Koruma birimine; özellikle de Selçuk Çöemeten'e teşekkür ederiz. 

NOT : Kuğunun bu kadar hızlı bir şekilde kendini toparlaması bizi sevindirdi. Keşke, Efteni gölüne bırakılırken çekilmiş resimleri olsaydı :(
 
 
 

13 Aralık 2014 Cumartesi

İL YEREL HAYVAN KORUMA SERTİFİKASI İÇİN EĞİTİMİMİZİ ALDIK.

 
4 YILDIR ALMAK İÇİN BEKLEDİĞİMİZ EĞİTİMİ DOHAYKO TEMSİLCİSİ DERYA YÜCESAN'IN GİRİŞİMLERİ İLE SONUNDA ALDIK.


DÜZCE BELEDİYESİ'NDE BİR İLK: HAYVANSEVERLERE YEREL HAYVAN KORUMA GÖREVLİSİ SERTİFİKA EĞİTİMİ VERİLDİ.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı Düzce Şube Müdürlüğü'ne başvuran Hayvanseverlerin talebi üzerine, Düzce Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü başkanlığında "Yerel Hayvan Koruma Görevlisi Eğitimi" yapıldı.
Eğitimde; 5199 sayılı yasada yer verilen "Yerel hayvan Koruma görevlisi ve yetkileri" anlatıldı.
 
Eğitimi Düzce Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Ersin Ar'ın " İnsanın yaşayan tüm canlılara ahlaki yaklaşımının önemi" üzerine yaptığı kısa konuşmadan sonra; İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Tuncay ÇEŞME, " Ev ve süs hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi" üzerine bilgi verdi. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Düzce Şube Şube Müdürlüğü'nden Orman Mühendisi Selçuk Çömeten ise "5199 sayılı Kanun ve Yönetmeliğini" anlattı. Düzce Veterinerler Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil " Hayvan Davranışları, Hayvan Bakımı ve Beslenmesi, Hasta Hayvanların tanınması Hakkında Genel Bilgiler" verdi.
Düzce Belediyesi Veteriner Hekim Arif Kardeş " Hayvanların kısırlaştırılması, aşılanması, işaretlenmesi ve sahiplendirilmesi ile ilgili Genel bilgiler" verdi.
Hafta sonu tatilini eğitime ayıran tüm eğitmenlere teşekkür ederiz.


 Akçakoca Barınağı Destek Gurubundan 10 kişinin katıldığı eğitimde toplam 26 gönüllü hazır bulundu. Eğitime katılan 26 gönüllü'ye sertifikalar Düzce Vali'liği tarafından 25 Aralık'da törenle verilecek.
Akçakoca Barınağı Destek Gurubu olarak; Düzce ilimizde bir ilkin gerçekleşmesi ve Eğitimin verilmesi için gerekli çalışmaları ve başvuruları yapan; Dohayko temsilcisi Derya Yücesan'a, Düzce Valiliği'ne, Düzce Belediyesi'ne ve Orman Su İşleri'ne, İl Tarım Müdürlüğü'ne, Düzce Veterinerler Odası'na ve Veteriner Hekimlerine, teşekkür ediyoruz.
Dört yıldır olması için beklediğimiz eğitimin nihayet gerçekleşmesinden dolayı çok mutluyuz. Artık sokaktaki ve barınaktaki canlarımıza sahip çıkarken, daha bilinçli hareket ederek, yerel yönetimlerle daha koordineli çalışabileceğiz. 
DÜZCE VETERİNER ODASI BAŞKANI ŞERİF ALİ KARANFİL,  HAYVAN DAVRANIŞLARI ÜZERİNE VERDİĞİ EĞİTİMDE "KÖPEKLERİN NEDEN İNSANLARLA BİRLİKTE YAŞAMASININ ZORUNLU OLDUĞUNU" ANLATTI.
"Özellikle köpekler insanlardan uzaklarda yaşamak zorunda bırakıldıklarında, bırakıldıkları bölgeyi sahipleniyorlar ve insanları da o bölgeye sokmak istemiyorlar, yabanileşiyorlar. Bunu önlemenin tek yolu, köpeklerin insanlarla temasını kesmemektir." dedi.
Bu biz gönüllülerin hayvanların neden insanlarla birlikte olması gerektiğini bir türlü anlatamadığımız bir eksikliğimizdi. Kendisine ayrıca teşekkür ederiz.


 
 

9 Aralık 2014 Salı

BARINAKTA SON RÖTUŞLAR YAPILIRKEN...

15 GÜN SONRA KISIRLAŞTIRMALARA DESTEK OLMAK AMACIYLA GELECEK GÖNÜLLÜ VETERİNERLERE DÜZGÜN BİR BARINAK GÖSTERMEK İSTİYORUZ.
 
 
KAFESLERİN ÖNÜNE TAŞLAR DÖŞENDİ. GİDERLERİN AÇILMASI VE ORTA ALANA ÇAKIL DÖKÜLMESİ İŞİ BEKLİYOR.
 
AYRICA KISIRLAŞTIRMALAR ÖNCESİ ZAYIF KALMIŞ KÖPEKLERİN ÖZEL BAKIMA ALINMASI GEREKİYOR.
6.BÖLÜMDEKİ BU KÖPEK HEM İLERİ DERECE UYUZ, HEM DE ÇOK ZAYIF. BU HALİYLE AMELİYAT OLMASI MÜMKÜN DEĞİL.
12. BÖLÜMDEKİ KÖPEKLERİN HEMEN HEPSİ ÇOK ZAYIF. ÇÜNKÜ YEMEK DAĞITIRKEN BU KAFES EN SONA KALIYOR. 15 GÜN BOYUNCA YEMEK VERMEYE BU KAFESTEN BAŞLANMALI VE TOPARLANMALARI SAĞLANMALIDIR.
 
 
YAVRU BÖLÜMÜNDE SAYI 22'YE ÇIKMIŞ.
 
9 ARALIK SALI GÜNÜ YAPTIĞIMIZ SAYIMA GÖRE BARINAKTAKİ KÖPEK MEVCUDU.

KAFESLERNOKÜPELİKÜPESİZTOPLAM
BÖLÜM1 77
BÖLÜM2145
BÖLÜM3314
BÖLÜM4 66
BÖLÜM5 99
BÖLÜM6 77
BÖLÜM7156
BÖLÜM8 55
BÖLÜM9134
BÖLÜM10 66
BÖLÜM11235
BÖLÜM12  10
ORTA ALAN   5
     
YAVRU ÜNİTESİ   21
     
TOPLAM 856
      100
 
BU SAYIMA GÖRE BARINAKTA KISIRLAŞTIRILMASI GEREKEN 56 KÖPEK BULUNMAKTADIR. AMELİYAT ÖNCESİ KÖPEKLERE VİTAMİN TAKVİYESİ YAPILMALI, KURU MAMA ALINARAK, İYİ BESLENMELERİ SAĞLANMALIDIR. BUGÜN GİTTİĞİMİZDE 2 KOVA YEMEK 1 ÇUVAL KURU EKMEK VARDI. 100 KÖPEĞE YETMESİ MÜMKÜN DEĞİL. 12. BÖLÜMDEKİ KÖPEKLER VERDİĞİMİZ KURU EKMEKLERE SALDIRDILAR VE ÇOK ZAYIFLAMIŞLAR. 
KISIRLAŞTIRMASI YAPILACAK KÖPEKLERİN KAÇININ DİŞİ OLDUĞUNUN TESPİT EDİLMESİ LAZIM. VETERİNERİMİZ EN KISA ZAMANDA BUNU YAPACAKTIR.
BARINAĞA GİREN- ÇIKAN KÖPEKLERİN VE DE ÖLEN KÖPEKLERİN KAYDININ TUTULMASI GEREKİYORMUŞ.
 
ÇÖPTE BİR AYLIK 3 YAVRU ÖLÜSÜ VARDI. BARINAĞIN DIŞINDA BİR YERE GÖMÜLMEYE UYGUN BİR ALAN OLMASI LAZIM. AMA YOK. KÖPEKLERİN ÖLÜM NEDENLERİNİN DEFTERE KAYIT EDİLMESİ LAZIM. 
PAZARTESİ ÇALIŞAN ELEMAN YETERLİ ÇALIŞMA YAPAMAMIŞ AMA VETERİNERİMİZ ONU KONTROL ETMELİYDİ.
ORTA ALANA ÇAKIL DÖKME İŞİ BİTERSE, ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA SOKAKTAKİ KÖPEKLERİN ( ÖZELLİKLE DİŞİLERİN) TOPLANMASINA HIZ VERMEK LAZIM. EKİP GELDİĞİNDE YAKALAYAMAMAK GİBİ BİR DERDİMİZ OLMAMALI. 
 
  
ORTA ALAN DÜZENLEMESİ BİTERSE PALETLERDEN KULÜBE YAPMAK İSTİYORUZ. ÜZERLERİNİ BRANDA BEZİ VE ÇUVALLA KAPLAYACAĞIZ.

6 Aralık 2014 Cumartesi

HAYVANSEVERLER ONLARIN TEDAVİSİ İÇİN YOLLARA DÜŞTÜLER...

AKÇAKOCA DOHAYKO TEMSİLCİLERİ MÜKAFAT ATA VE MİNER SAVCIN YARALI İKİ KÖPEĞİ ZONGULDAK'A GÖTÜRDÜLER.
 
ZONHAYDER Başkanı Evren Türeci Sezgin'in maddi ve manevi destekleri ve girişimleri üzerine sorumluluğu üstelenen Mükafat Ata Barınağımızda uzun zamandır tedavi edilemeyen 2 köpeği Zonguldak'ta Veteriner Hekim Fuat Sağlam'a götürdü.
 
 
YAZDAN BERİ BARINAKTA YAPILAN TEDAVİLER İLE AYAĞINDAKİ YARA GEÇMEDİ.
 
Veteriner Fuat Sağlam Bey tarafından, gerekli müdahaleleri yaptıktan sonra, Mükafat ve Miner Hanım ile birlikte barınağa geri döndü. Kalan tedavisi barınakta devam edecek.  

AYAĞI KIRIK OLDUĞU İÇİN BARINAĞA TERK EDİLEN AV KÖPEĞİ ÇOK ZAYIFLADIĞI İÇİN AMELİYATA ALINAMADI. İYİCE BESLENİP TOPARLANDIKTAN SONRA FUAT BEY TARAFINDAN AMELİYAT EDİLECEK.
DOHAYKO TEMSİLCİSİ MÜKAFAT ATA'NIN O GÜNE DAİR NOTLARINI PAYLAŞIYORUM:
 
04.12.2014..Nakil günlüğü...Bugün saat 10.30 da barınağa gidip 2 hasta köpeğimizi alıp barınaktan ayrıldık. Saat 12.30 da Zonguldak'a vardık, Evren Türeci Sezgin hanım muayenehanenin önünde bizi karşıladı hemen hasta köpeğimizi kucaklayıp veterinere çıkardı 2 köpeğimizde muayene oldular röntgenleri çekildi ayak tabanı soyulmuş hayvanımıza iğnesi yapıldı ve krem,spary ve antibiyotik tedavisi yapılmasına karar verildi. Diğer sorunlu av köpeğimizin geç kalınmasından dolayı ayağı kürek kemiğinden itibaren ampute edilecek fakat çok zayıf buldular ve Evren hanım 15 gün barınakta uygun bir bölümde sıkı bir şekilde besleyecek, vitamin iğnesi yapılacak ve 15 sonra ameliyat edilecek. Bundan sonra Evren annesi ile kalacak... Kendisine ve özel veteriner Fuat Sağlam Bey'e sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.
 

2 Aralık 2014 Salı

BATAKLIĞIN ORTASINA TAHT KURUP, SAÇINA KABAKTAN TAÇLAR TAKAYIM, KRALİÇEM...

HAYVAN HAKLARI İÇİN ÇALIŞMAK DEMEK; O CANLILARIN YAŞAMINININ EGOLARIMIZDAN ÖNCE GELMESİ DEMEKTİR.
AMA BAZEN KENDİNE EGEMENLİK ALANI ARARKEN YOLUNU ŞAŞIRAN DA OLUR; AMAÇLARINIZIN EGOSUNA KURBAN GİTTİĞİNİ ANLADIĞINIZDA, YENİDEN BAŞLARSINIZ... 
Onlarla her alanda karşılaşırsınız. Kasabanın şerifi gibidirler ama gözleri daha yükseklerdedir. Öyle duruşları vardır ki; Okulun en çalışkan, en güzel, en ilgi çeken kızı O imiş duygusuna kapılırsınız. Herkes ona hayran, peşinde deli, divanedir.
İlk söze o atılır, herşeyi o bilir ve en iyisini o yapar. Onu yeni tanıyanlar, önce "dört dörtlük" biri ile arkadaş olduklarını sanarak heveslenirler. Ama zamanla bakarlar ki ; Hayranlıkla etrafında dolandıkları kız; onları etrafında egosunu tatmin etsinler, daha görünür kılsınlar diye tutmaktadır.
Bu masaldaki; küçük, unutulmuş kasabasının "b*... kraliçesi", arkadaşları razı olduğu halde; sadece başrolle yetinmemekte, bütün rolleri üstüne almak istemekteymiş. Hem baş rolü, hem yardımcı rolleri pek ala yapabilirmiş. Arkadaşları, figüran  olmak gibi  dertleri olmadığı için, onun bu kaprislerini, her role atlamasını gülümseyerek izlerlermiş...
Hırslı, çalışkan kızımızın öne çıkmasına, birlikte düzenledikleri bahçeye sahip çıkmasına sevinirlermiş. 
Ama bu kızımıza yetmezmiş; kazara kameraya takılan bir figürana bile tahammül edemez, " neden? " diye bağırırmış. "Ben çalışıyorum, ben yapıyorum, en iyi ben konuşuyorum, neden o figüran orada göründü?"
Sağa, sola emirler yağdırır, ayak işlerini gördürür, sonra da ben bunları yaptım, diye övünürmüş. Öyle çok konuşurmuş ki, onun aradığını anlayan telefonun sesini kısarmış...
En iyi o, en çalışkan o, en hasta olan da o imiş... Karşısındakinin bir beni olsa, "ben de neden iki tane ben yok" diyecek kadar yarışmacıymış...İnsanlar onunla arkadaş olmaktan vazgeçseler de; birzamanlar birlikte hazırladıkları bahçeyi yaşatmak için ona katlanırlarmış.
Ama o yine de anlamazmış... O bahçede;  "Arkadaşım" dediğinde, "buradayım" diyecek arkadaşı kalmadığını...
Herkesin sabrının da bir sınırı  varmış...Gün gelmiş o sabır taşmış...
Kıymetini bilmediği "arkadaşları", kızımızın, birlikte iş yapmak, arkadaşının düşüncesine saygı gösterip dinlemek gibi bir niyeti olmadığını anlayıp, bahçeden birer birer çekilmişler. Kızımız bu durumdan ders çıkarmak yerine, bahçede çiçeklerin solmasından dolayı başkalarını suçlamış. 
Ama; kendisine rol veren yönetmenler için süslenmekten de geri kalmamış. Arka tarafta bahçede çiçekler solarken o kameriye yaptırmış, mesela... 
Tabi o böyle boy boy resimler çektirip herşeyleri tek başına
hallederken; "figüran" olarak bile görmediği insanlar ( kızımızın miniminnacık arrrrkadaşşlarııı) halı dokuyan kızlar gibi sessizce ve birlikte elele vererek çalışıyorlarmış.
Onun " kış geldi, çiçekler ondan soldu... su döktük, fazla geldi... yeni çiçek ısmarladık, gelecek" masalları devam ederken, onlar bahçede kalan çiçekleri kurtarmak için "ona rağmen" çalışıyorlarmış.
Hükümranlık söz konusu dolunca, değerler tatile çıkarmış... Onun için varsa yoksa, bataklığın ortasındaki tahtı imiş.
O yüzden ; "bahçem de bahçem..." krallığım da krallığım diye dövünüp, bahçeyi düzeltmeye çalışanlara zarar vermeye devam ediyormuş...Keşke, kızımızın bir dostu olsa da; bu masalın bittiğini ona söylese, söyleyebilse...
( Gerçi dinlemediği için, anlamaz da)

Ne işyerinde, ne de okullarda; "hep ben" tavrı yüzünden sevilmeyen bu tipler için yapacak bir şey yoktur. Hırslı oldukları için; tanınıncaya kadar en iyi olduklarına inandırsalar da, bu algı çok uzun sürmez. Ve sonra pullar dökülür... "takke düşer, kel görünür." :)
Kendilerine hükümranlık alanı yaratacak her fırsatı iyi değerlendirdikleri için, yeni insanları örümceğin sinekleri yakalaması gibi yakalamakta ustadırlar. Ve karşısındaki zavallıları "mağdur olduklarına" ta ki kendileri mağdur olana kadar çok iyi inandırmak gibi yetenekleri vardır.
O; Patrick Suskind'in meşhur romanındaki baş karakter Grenouille gibidir. Kokusu olmadığı için başka insanların kokusuna ihtiyacı vardır; Ve buna sahip olmak için herşeyi yapabilirler ama asla sevilmezler. Belki de sırf bu nedenden dolayı, O'na merhamet göstermek gerekir. Yeter ki, bahçemizdeki çiçekleri soldurmasın...  

“Kanaatten hiç kimse ölmemiş, hırsla da hiç kimse padişah olmamıştır” (Mesnevî, V, 2398). f) 

Not  : Adı geçen romanın adı Koku'dur.