9 Kasım 2017 Perşembe

SOKAK HAYVANLARININ SORUNUNU NASIL ÇÖZERİZ3

5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasası ve Uygulama Yönetmeliği, sahipli/sahipsiz hayvanların hangi şartlarda bakılabileceğini maddeler halinde belirtmesine rağmen, geçen 13 yıl zarfında neden başarısız kaldı? ( 2004-2017)

NELER YAPILMADI?
Önceki yazımızda, İl Hayvan Koruma Kurullarının Belediyelerce yeterince ciddiye alınmadığı konusunu açmıştık. Oysa, bu kanunun uygulanması ile ilgili en büyük sorumluluk ve “yük” belediyelerin üzerine atılmıştır.
        Yönetmelikte yer alan Belediyelerin alacağı tedbirleri şöyle bir özetleyecek olursak ;   (MADDE 7 )
(1) Belediyeler;
        “a) Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması, kısırlaştırılması, aşılanması, gerekli tıbbî bakımlarının yapılması ve işaretlenmesi, alındığı ortama geri bırakılması, sahiplendirilenlerinin kayıt altına alınmasıyla,” görevlendirilmiştir. İlgili yönetmeliğin her maddesinde; Belediyelerin sahipsiz hayvanlara bakmakla yükümlü olduğu, kısırlaştırıp, tedavi ettikten sonra, hayvanı aldığı ortama geri bırakmak zorunda olduğu, şehrin belli yerlerine hayvanlar için beslenme odakları oluşturarak, yıllık aşılarını yaptırarak, sokak hayvanlarını halk sağlığı açısından tehlike olmaktan çıkarması gerektiği belirtilmiştir.
Yönetmelikte, Belediyelere ilanlarla hayvanları sahiplendirme çalışmaları yapmaları, bölgelerindeki hayvanları kayıt altına almaları, gönüllülerle işbirliği yapmaları açıkça yazılmıştır.

ÖZETLE; Yasa ve yürütme Belediyelere “ Kısırlaştırma yap, tedavi et, aşını yap, aldığın yere geri bırak ve onlar için beslenme odakları oluştur” demesine rağmen, belediyelerin %80’ i bu konuda hiçbirşey yapmamıştır! ( İlimizde 9 ilçe+ merkez olmak üzere 10 belediyeye karşılık 2 adet barınak bulunmakta)
Peki, denetim yetkisi olan İl Çevre ve Orman Müdürlüğü yasa ve yürütme ile görev tanımları yapıldığı halde, bu görevleri hiçe sayan belediyelere karşı yaptırım olarak bir şey yapabilmiş midir? Neden yapmıyorsun? Bölgende ki sahipsiz hayvanları ne yapıyorsun diye hesap sorabilmiş midir? Peki Valilik, kurul toplantısına davet edildikleri halde, kendileri toplantıya katılmadıkları gibi, başkan yardımcıları veya yetkili müdürlerini toplantıya göndermeyen Belediye Başkanlarına “neden icabet etmediklerini sormuş mudur?
Sokak Hayvanları için çözüm üretmeyen belediyelerin en kestirme yoldan zehirleme yaptığı, ya da köpekleri toplayıp kendi mücavir alanları dışına; ormanlara, başka ilçe sınırlarına atıldığı bilinmesine rağmen polis ile işbirliği yapılarak, suçüstü yapılabilmiş midir? 


Yasada ve yürütmede barınakların nasıl olması gerektiği ayrıntılı olarak belirtilmesine rağmen, derme çatma, sağlıksız barınak açan belediyelere zaman zaman ( genellikle şikayetler üzerine) para cezaları kesilse de, hiç açmayan belediyelere bu konuda hiç çalışma yapmadıkları için bırakın cezayı uyarı verilebilmiş midir?
Yasa ve yürütmenin verdiği görevler başka, uygulamalar başka. Hatta yasadışı olunca ve bu yasadışı uygulamaların önünü kesecek cezai yaptırımlar yeterli olmayınca, görev tanımı yazılı metin olarak kalıyor.  

Yığılca’nın çöplükde açtığı sözde barınağı




            
Not: Çözüm önerilerimize sonra ki yazımızda devam edeceğim.



5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasası Uygulama Yönetmeliği
Belediyelerin alacağı tedbirler
             MADDE 7 – (1) Belediyeler;
             a) Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması, kısırlaştırılması, aşılanması, gerekli tıbbî bakımlarının yapılması ve işaretlenmesi, alındığı ortama geri bırakılması, sahiplendirilenlerinin kayıt altına alınmasıyla,
             b) Geçici bakımevine gelen hayvanları öncelikle Ek-2 deki Sahipsiz Hayvan Kayıt Defterine kaydederek müşahede altına almakla, gerekli tedavilerin yapılmasını, kısırlaştırıp aşılanmasını ve işaretlenmesini müteakip alındığı ortama bırakmakla, geçici bakımevlerine gelen hayvanların sahiplenilmesi için yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile işbirliği yapmakla,
             c) Geçici bakımevinde bulunan tüm hayvanların sahiplendirilmesi için belediye ilân panoları ile belediyenin internet ortamı ve diğer tüm yayın organlarında duyuru yapılmasıyla,
             ç) Bölge ve mahallerindeki, özellikle köpekler ve kediler olmak üzere, sahipsiz hayvanların bakımları, aşılarının yapılması, işaretlenmesi ve kayıtlarının tutulmasının sağlanması, kısırlaştırılması, alındığı ortama geri bırakılması ve sahiplendirilmelerinin yapılması için hayvan geçici bakımevlerine gönderilmesi gibi yapılan tüm faaliyetlerde yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile belediye veteriner hekimlerinin koordinasyonunun sağlanmasıyla,
             d) Sahipsiz hayvanların beslenmesi amacıyla, bölgesinde bulunan lokanta, işyeri ve fabrikaların sahiplerinin uygun görmesi halinde işletmelerinde ve mutfaklarında oluşan hayvan beslemeye elverişli besin maddelerinin toplanmasıyla,
             e) Geçici bakımevlerinde kaldıkları süre içerisinde; kanunî istisnalar ile bulaşıcı, tedavi edilemez veya tedavi sonrası iyileşme ihtimali olmayan bir hastalığa sahip olduğuna, alındığı ortama bırakıldığında insan ve çevre sağlığını önlenemez derecede tehdit edeceğine geçici bakımevi veteriner hekimince karar verilerek rapor tutulan hayvanların en az acı veren ve en hızlı şekilde ölümünü sağlayan yöntemlerle öldürülmesiyle,
             f) Geçici bakımevlerinden kedi ve köpek almak isteyen kişi, kurum ve kuruluşlar için Ek-4 deki Sahipsiz Hayvan Edinme Formunu doldurmak, geçici bakımevi sorumlusu ya da sorumlu veteriner hekimin de onayı ile sorumlu veteriner hekimce düzenlenen sağlık karnesini vererek sahiplendirme yapılmasıyla,
             g) Geçici bakımevlerinde oluşan atık ve artıkların çevre ve toplum sağlığına zarar vermesinin önlenmesiyle,
             ğ) Geçici bakımevlerinde ticarî amaçla hayvan üretiminin engellenmesiyle,
             h) Ev ve süs hayvanı ile kontrollü hayvan ve geçici bakımevlerinde ölen hayvanların, belirlenecek yerlerdeki derin çukurlara gömülerek üzeri sıkıştırılmış toprak ile kapatılması veya yakma ünitesinde yakılmasıyla ve 16/5/1986 tarihli ve 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanununa göre enfeksiyon geçirmiş ve zoonoz hastalıktan ölen hayvanların ise bünyesinde bulunan yakma fırınında yakılması veya usulüne uygun olarak kireç ile gömülmesiyle,
             ı) Ev ve süs hayvanları ve kontrollü hayvanların, Ek-1 deki Sahipli Hayvan Kayıt Defterine kayıtlarının yapılmasıyla,
             i) Ev ve süs hayvanını bulunduran hayvan sahiplerinin, ölümü ya da hayvanına bakamayacak şekilde hastalanması durumunda; hayvan sahiplerinin yakınları tarafından gerekçelerinin belediyeye bildirilmesi halinde, belediye görevlilerince hayvanları geçici bakımevlerine göndermek ya da sahiplendirmekle,
             j) Hayvan geçici bakımevinden ev ve süs hayvanı almak isteyen kişilere, Ek-4 deki Sahipsiz Hayvan Edinme Formu doldurtularak; hayvana ait bilgileri Ek-1 deki Sahipli Hayvan Kayıt Defterine kaydetmekle,
             k) Ev ve süs hayvanı satan işletme sahiplerine verilecek eğitimi organize etmekle,
             l) Yerel hayvan koruma görevlilerine verilecek eğitimi organize etmekle,
             m) Bu Yönetmeliğin 50 nci maddesi gereğince el konulan hayvanların sahiplendirmesini ya da kontrol altına alınmasını sağlamakla
             ilgili hususlarda gerekli tedbirleri alır.
             Geçici özel bakımevlerinin görev ve sorumlulukları
             MADDE 8 – (1) Geçici Özel bakımevleri;
             a) Geçici bakımevlerinin çalışması ile ilgili usul ve esaslara uymakla,
             b) Geçici bakımevlerinden kedi ve köpek almak isteyen kişi, kurum ve kuruluşlar için Ek-4 deki Sahipsiz Hayvan Edinme Formunu doldurarak geçici bakımevi sorumlusu ya da sorumlu veteriner hekimin de onayı ile veteriner hekimce düzenlenen sağlık karnesi vererek sahiplendirme yapmakla,
             c) Geçici bakımevinde oluşan atık ve artıkların çevre ve toplum sağlığına zarar vermesini önleyecek tedbirlerin alınmasını sağlamakla,
             ç) Geçici bakımevinde ticarî amaçla hayvan üretimini engellemekle,
             d) Bu Yönetmelikteki şartlara uymakla birlikte herhangi bir sebeple hayvan bakımevlerinin kapatılmak istenilmesi halinde, bir ay önceden il müdürlüğüne haber vermekle,
             e) Geçici bakımevinde hayvanların ölmesi durumunda ilgili belediye ile irtibata geçmekle,
             f) Geçici bakımevlerinde sorumlu veteriner hekimi ile yapılan sözleşmenin bir nüshası geçici bakımevi sahibi tarafından il müdürlüğüne gönderilmekle ve geçici bakımevinin sorumlu veteriner hekimsiz kalmaması için gerekli tüm tedbirleri almakla,
             g) Geçici bakımevleri, kapasitesi yüz hayvanı aşmayacak şekilde ise; veterinerlik hizmetlerini hizmet alımı şeklinde yapmakla
             görevli ve sorumludur.
            

SOKAK HAYVANLARININ SORUNUNU NASIL ÇÖZERİZ 2



Sokak Hayvanlarının Sorununu Nasıl Çözeriz? (2)
Önceki yazımızda 2004 yılında çıkarılan “5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu” ile Belediyelere sokak hayvanlarına sahip çıkma görevi” verildiğinden bahsetmiştik. Bu yazımızda kendilerine görev verilen kurumların sorumluluklarını açmaya çalışalım:
5199 sayılı Kanun T.B.M.M’sinde kabul edildikten sonra, aynı yıl (2004) Kanunun nasıl uygulanacağına dair Çevre ve Orman Bakanlığı “Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği”çıkararak, bu konuda çalışma yapacakların görevlerini, sorumluluk alanlarını ve nasıl yapacakları belirlemiştir. İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, Belediyeler, İl Hayvan Koruma Kurulu, Geçici Özel Bakımevleri, Sorumlu Veteriner Hekim, Hayvan Sahipleri ile Yerel Hayvan Koruma Görevlilerinin Yetki ve Sorumluluklarını maddeler halinde açıklamıştır. (12.05.2006 tarih ve 26166 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Ayrıntılarını bu adresten okuyabilirsiniz. http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2006/05/20060512-7.htm)
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve Uygulanmasına dair yayınlanan yönetmelikte; sahipli veya sahipsiz hayvanların hangi şartlarda, nasıl bakılacağına dair ayrıntılı bilgileri bulabilirsiniz.
NEYİ EKSİK BIRAKTIK?


Uygulama Yönetmeliğinin görev tanımında; İl Çevre ve Orman Müdürlüğü      
ğ) Bu Yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak için gerekli denetimleri yapmakla ve denetim sonucunda bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlara 5199 sayılı Kanunun ilgili maddesinde geçen hükümleri uygulamakla, yükümlüdür. Diye belirtilmesine rağmen, İl Müdürlükleri kanunda ve uygulama yönetmeliğinde geçen sorumluluklarını yerine getirmeyen kişi ve kurumlardan kaçına ceza kesebilmiştir? Görevini yapamadıysa, eksik bıraktıysa bunun nedeni nedir?
Yönetmelikte İl Hayvan Koruma Kurulu’nda kimlerin hangi sıfatlarla yer alacağı belirtilmiş olmasına rağmen; kurul toplantıları, Belediye Başkanlarınca ne kadar ciddiye alınmıştır?!
          “MADDE 35 – (1) İl hayvan koruma kurulu, her ilde valinin başkanlığında;
         a) Büyükşehir belediyesi olan illerde, büyükşehir belediye başkanları,
         b) Büyükşehire bağlı ilçe belediye başkanları,
         c) Büyükşehir olmayan illerde belediye başkanları,
         ç) İl çevre ve orman müdürü, d) İl tarım müdürü, e) İl sağlık müdürü,
         f) İl milli eğitim müdürü, g) İl müftüsü,
         ğ) Büyükşehir belediyesi olan illerde büyükşehir belediyesi veteriner işleri müdürü,
         h) Büyükşehir olmayan illerde ise il belediye veteriner işleri müdürü,
         ı) Veteriner fakülteleri olan yerlerde, fakülte temsilcisi,
         i) Münhasıran hayvanları koruma ile ilgili faaliyet gösteren gönüllü kuruluşlardan valilik takdiri ile seçilecek en çok iki temsilci,
         j) İl veya bölge veteriner hekimler odasından bir temsilciden” oluşur ve çağı üzerine yılda en az 4 defa toplanır.”
DÜZCE’DE BU NASIL İŞLİYOR?
81 İlin İl Hayvan Koruma Kurulları’nın çalışmaları, toplantıları bir yana, biz somut olarak şahit olduğumuz Düzce ilimizde;  3 yıldır katıldığımız toplantılarda, merkez başta olmak üzere  9 ilçe Belediye’sinden sadece bir kez  iki ilçe belediyesinden Başkan Yardımcılarının katılımına şahit olduk. ( Biri Akçakoca Belediyesi Başkan Yardımcısı Suat Madenci idi.)  Sokak Hayvanları ile ilgili çalışma yapmayan ama şikayetler söz konusu olunca yasadışı yollara başvuran belediyeler için, sokak hayvanlarının sorununun çözümü önem taşımıyor mu? Belediyeler, sokak hayvanlarının sorunlarıyla vatandaştan şikayet gelince mi ilgilenmelidir? 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Yasası ve uygulama yönetmeliğinde Belediyelerin ve diğer kurumların ihmallerinin karşılığı yok mudur?!!!
NEDEN? EKSİK OLAN NEDİR?!!!




Not: Çözüm önerilerimize sonra ki yazımızda devam edeceğim.

SOKAK HAYVANLARININ SORUNUNU NASIL ÇÖZERİZ 1


ÖNCELİKLİ SORUN OLARAK GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY NEDİR? 
Konuyu zamanımızın ve deneyimlerimizin izin verdiği ölçüde, okuyucunun sabrını taşırmadan anlatmaya çalışacağız. 

1) Sokak hayvanlarının sorunları: Mağdurlar, şiddete uğruyorlar, kazalara açıklar, açlar.. 
2) Onları sorun olarak olarak görenler; 
a) Mağduriyetlerinden etkilenenler ( ki bunlara vicdanlı insan evladı diyoruz )
b) Varlıklarından rahatsız olanlar ( bunlarsa üçe ayrılıyor: 1-nefret edip zarar veren piskopatlar, 2- herşeyden rahatsız problemli bencil insanlar 3- gerçekten fobisi olan, korkusunu yenemeyen insanlar ki bunlarla ilgili çok güzel projelerimiz var. Onları seviyoruz ve korkularını yenmelerine yardımcı olmak istiyoruz.) 
 
Sokaklarda yaşamak zorunda kalan hayvanlar ülke genelinde çözemediğimiz, insani olarak vicdanımızı kanatan bir sorun. Nasıl ki sokakların çocukları olmazsa, sokakların evcil hayvanları da olmaz. Onlar, insanlar tarafından üretilen, terk edilen canlılar. Ve biz insan olarak, onların sorunlarını çözmek ve bir arada yaşamanın formüllerini bulmak zorundayız. 

Özellikle kedi ve köpeklerin yaşam alanları azaldıkça, binalar, otoyollar çoğaldıkça beslenme sorunlarından, kışın barınma sorunlarına kadar yaşadıkları mağduriyetler yetmezmiş gibi, her türlü şiddette maruz kalmaktadırlar.
2004 yılında çıkarılan “5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu” Belediyelere sokak hayvanlarına sahip çıkma görevi vermiştir. Fakat yasanın yürütülmesi için çıkarılan uygulama yönetmeliklerinde; görevini yapmayan belediyelere herhangi bir yaptırım getirilmediği için, belediyelerin çoğu iyileştirme amaçlı çalışma yapmak yerine, yasadışı olarak zehirlemeyi, sağlıksız koşullarda yapılan barınaklarda ölüme terk etmeyi veya yaşam alanları dışına atmayı tercih etmiştir. 


Bazı Belediyelerin yasadışı ve vicdansızca uyguladığı yöntemler sokaklarda ki kedi, köpek sayısını azaltmak yerine daha da çoğaltmıştır. Her canlının türünü devam ettirmek kaygısını sokak hayvanları da taşıdığı için, yılda bir kere doğum yapan hayvanlar yılda iki hatta üç kez doğum yapmaya başlamıştır. Yani yapılan uygulamalar, sorunu azaltmak yerine, vicdanlarımızı kanatarak sorunları çoğaltmış, çözmemiştir.

SOKAK HAYVANLARI İÇİN YAPILAN BARINAKLAR ÖLÜM KAMPI OLMUŞTUR


Geçtiğimiz on yıl içinde, Türkiye’nin bir çok il ve ilçesinde sokak hayvanları için barınaklar yapılmaya başlandı. Hayvan hakları savunucuları bu barınakların yapılmasına önceleri sevinirken, belediyeler tarafından yapılan barınakların çoğunun amacının; köpekleri sokaklardan toplayıp, kapatmak, açlığa ve ölüme terk etmek olduğunu gördükçe, barınaklara karşı çıkmaya başladılar. Hayvanların kışın soğukta, yazın sıcakta aç bilaç barındırıldıkları, hatta bazen gizlice itlaf edildikleri görüntüler yansıdı basına. Bunun üzerine suç işleyen belediyeler, gönüllüleri barınaklara almamaya başladılar. Sonra olmadı; iyi polis, kötü polis taktiği izleyerek; kısıtlı ziyaret saatleri koydular ve gönüllülerin giremediği saatlerde hayvanları katlettiler. ( En son Yalova Belediyesine ait görüntüler yansıdı basına) 


DÜZCE’YE HAYVAN HASTANESİ VEYA REHABİLİTASYON MERKEZİ YAPIMI

Düzce, sokak hayvanlarının mağdur olduğu illerimizden. İl merkezinde ve sadece Akçakoca ilçesinde olmak üzere 2 adet barınak bulunmaktadır. Veteriner sayısı yetersizdir ve kısırlaştırma oranı hayvan popülasyonunun çok altındadır. Diğer belediyelerde ise hiç yoktur ve yasadışı itlaf veya kendi bölgeleri dışına atma bilgileri, söylentileri dolaşmaktadır.
Yaşadığımız, tanık olduğumuz deneyimler bize göstermiştir ki, barınaklar sokaklarımızda yaşayan hayvanlar için sağlıklı bir çözüm değildir. Bu nedenle; Bakanımız Faruk Özlü’nün Düzce’nin sokak hayvanları için başlatmış olduğu girişimi çok değerli buluyoruz. Kendisinin “bu konuda hayvanseverlerle işbirliği içinde olacağız” sözüne de inanıyoruz. “Söz namustur” diyerek büyüyen bir kuşağın çocukları olsak da yeni Dünyada “ söz uçar, yazı kalır” diye bir deyişi de öğrenmiş bulunuyoruz. Tüm Ülke genelinde hayvan hakları savunucuları ve belediyeler arasında yaşanan en önemli sorunu çözmenin yolu, her işte olduğu gibi karşılıklı yazılı taahhütnamelerin verilmesidir.
Sayın Bakanımız Özlü’den dileğimiz; Düzce’de sokak hayvanları için yapılacak merkezin çalışmaları başlamadan önce MÜTEVELLİ HEYETİ oluşturulmasıdır. Nasıl ki OSB yapımına başlanmadan önce Mütevelli Heyet oluşturulmuşsa, hayvanlar için yaşam alanı yapılmadan da böyle bir heyet oluşturulmalıdır. Heyetin içinde, İl Hayvan Hakları Kurulu katılımcıları da yer almalıdır. Çünkü böylesine önemli bir girişimin öncesinde ve sonrasında hayvanseverler olmazsa beş yıldızlı Rehabiltasyon Merkezi ya da Hastane yapsanız bile, arka bahçesinde yapılması muhtemel itlafların veya dedikoduların önüne geçemezsiniz.
 Not: Çözüm önerilerimize sonra ki yazımızda devam edeceğim.

10 Ağustos 2017 Perşembe

BAŞKAN'A AÇIK MEKTUP



SAYIN CÜNEYT YEMENİCİ
AKÇAKOCA BELEDİYE BAŞKANI
Konu: Sokak Hayvanlarının Durumlarının İyileştirilmesi hk.
1-AKÇAKOCA’DA MODERN BİR REHABİLİTASYON MERKEZİ YAPILMASI ŞARTTIR.
GEREKÇESİ : Akçakoca’mız turistik bir şehir olduğu için yaz aylarında çok köpek bırakılmaktadır. Bunu engelleyemiyoruz. 
DÜZCE İlimizde 2019 yılında en gelişmiş Hayvan Bakım merkezi yapılmasına dair projelerin olması, Akçakoca’ya terk edilen hayvanların sorunlarını çözmez.
Başta köylerden olmak üzere, Köpek ve Kedilerin sahipleri tarafından doğurtulup sokağa terk edilmesine karşı önlemler alınmadıkça, sokakta gördüğümüz her hayvanı Düzce’ye transfer ederek bu sorunu çözemeyiz. Böyle bir uygulama, toplanan köpeklerin takibi ve can güvenliklerinin sağlanması açısından duyarlı insanların, hayvanlarla birlikte mağdur edilmesine yol açacaktır.
-Her sorun çıktığında, yaralanma, hastalık durumlarında belediyemiz merkeze hayvan mı taşıyacaktır?
Ayrıca, Sokakta kızana gelen, terk edilen köpekleri sürekli Düzce’ye transfer etmek gibi bir sorun yaşayacağız. 
Bu soruların çözümü; Belediyemizin kendine ait, Modern bir Rehabilitasyon Merkezi yaptırmasıdır. Merkezde yapılacak işlemler üç aşamalı olmalıdır:
  
a-)Sahipli Köpeklerin kayıt altına alınması ( Köyler için de Kaymakamlıkla ve gerekli mercilerle işbirliği yapılması,
     b-)Yapılacak düzenli kısırlaştırmalarla terk edilen köpeklerin üremesinin önüne geçilmesi, ( Varolan ilkel barınağımızda, haftada ortalama 3 -4 köpek bile kısırlaştırılmadığı için içeride doğum yapan köpeklerimiz var)
    c-)Yaralanan, kaza geçiren sokak hayvanları için ilk müdahalenin yapılması,

Akçakoca gibi Karadeniz’in turizm merkezi olmaya çalışan bir ilçemizde hayvan hakkı ihlalleri, mağduriyetleri yaşanmaması için atılacak en doğru adım bize göre; Belediyemizin bize verdiği Modern bir Barınak/ RM yapma sözünü tutmasıdır.



BUGÜN YAPILMASI GEREKENLER;
Var olan barınağımız şehrimize hiç yakışmıyor. 
Yazın Çok sıcak, kışın soğuk. Sağlam olarak alınan hayvanlar bile bir süre sonra uyuz vb. hastalıklara yakalanıyorlar. Düzenli ilaçlama ve bakım yapılmıyor.
Kısırlaştırmalar haftada en az 10 tane  olmalı.
Veterinerimiz yarı zamanlı bile çalışamıyor. Mezbahada daha çok zaman geçiriyor. Barınağa alınan köpeklerden hamile kalıp doğuran köpekler var. Kısırlaştırılmadan orada tutuluyorlar.
Yazın yemek toplanıyor ama, sıcakta çabuk bozuluyorlar. Kuru mama takviyesinin ve yavrular için süt takviyesinin yapılması lazım. Yemekli düğünlerdeki yemeklerin çoğu çöpe gidiyor. İşletme sahipleriyle konuşulup         ( özellikle Cumartesi ve Pazar) yemeklerin toplanması lazım.
Barınağa alınan araçlar kısa sürede arızalandılar. Kızana gelen köpeği tam yakalıyoruz ama Belediyenizden araç bulamıyoruz.
Barınaktan çok hayvan kayboluyor. Sahiplendirme defteri kayıtları  gönüllüler için önemlidir. ( Sahiplendirme kayıtları biz gönüllüler için çok önemlidir. Özellikle fındık zamanı alınan hayvanlar, fındık bitince köylerde aç ve bazen bağlı olarak ölüme terk ediliyor. Onların her biri sizin için önemli olmayabilir ama bizim EVLATLARIMIZ ve biz akibetlerinin iyi olduğunu bilmek istiyoruz.
Belediyelerin çoğu açık veya gizli ölü veya diri hayvanları yok etmişlerdir
Yasal olarak ; Valilikten aldığımız YEREL HAYVAN KORUMA GÖNÜLLÜSÜ kartlarımız bu hakkı bize veriyor. Aramızda çözebileceğimiz bir konuyu ille şikayetle mi çözelim? )
Bizler, Belediyenizin görev tanımları içinde yer alan Sokak Hayvanlarının Bakımı ve Rehabilite edilmesi için sizlere destek veren gönüllüleriz. İçimizde zengin insanlar yok. Üç kuruş maaşımızla yavrulara süt almaya, sokaktakileri beslemeye çalışıyoruz. Oysa bu sizin göreviniz. Barınağa sağlam gelip, uyuz olmuş, hasta olmuş hayvanların tedavisi için biz uğraşıyoruz. Veterineriniz padoklara girmiyor bile. Oysa haftada bir de olsa gerekli kontrolleri yapması lazım. Ama başka işleri olduğu ve tam zamanlı olarak barınakla ilgilenemediği için bu işlere yetişemiyor. VE BİZ KONTROLLERİMİZLE SİZİN AÇIĞINIZI KAPATIYORUZ. Sizden teşekkür beklemiyoruz ama, gereken saygıyı hak ettimizi düşünüyoruz.

MEVCUT BARINAKTA ACİL YAPILMASI GEREKENLER   
1- ORTA ALANA ÇAKIL DÖKÜLMESİ
2- KAFESLERİN BOYAMA VE KİREÇLENMESİ 
3- PORTATİF SÖKÜLEBİLİR 5 METRE KARELİK KAPALI ALAN ( ALINAN KÖPEKLERİN İLK KONULACAKLARI YER)
4- SEDYE
5- KIS ICIN CUVAL, BATTANIYE, KULUBE TAKVİYESİ, SOĞUĞA KARŞI BRANDA,
6- BELEDİYENIN MEVCUT BARINAĞINDA KAZAYA UĞRAYAN HAYVANLARIN RÖNTGEN ÇEKİMLERİ VE TAHLİLLERİ İÇİN YAKIN İLÇELERDE BİR KİLİNK İLE SÖZLEŞME YAPILMASI,


BARINAKTAN SAHİPLENDİRME YAPMAK ÇOK ÖNEMLİ !
“Barınaktan bir can alana bir kulübe bizden” kampanyası başlattık ama; sahiplendirme konusunda en büyük sıkıntımız barınaktaki en güzel hayvanların bile pislikten, bakımsızlıktan çirkin görünmesi.
Yeni Merkez olana kadar mevcut Barınaktaki hayvanların temizliğine, bakımına ve sağlığına özen gösterilmesi gerekiyor. Ardından sahiplendirmeyi özendirmek için kampanyalar yapmalıyız, afiş, bilbord ve duyurularla, kulübe destekleriyle sahiplendirme teşvik edilmeli.
Her kesimden şikayetlerin önüne geçmenin yolu; şehrimizde yaşayan 200 civarındaki sokak hayvanını sahiplendirmektir. Belediyemiz, bunu teşvik edecek ilanlarla her apartmanın, sitenin barınaktan bir köpek edinmesini sağlayabilecek güçtedir.

Onlar Bize/Size Emanet...

SAYGILARIMIZLA,

Akçakoca Hayvan Dostları


24 Mayıs 2017 Çarşamba

"YAŞASIN KÖTÜLÜK" !

İnsan hırsına teslim oldukça, kendisinden başkasına yaşama şansı tanımıyor. 
Bütün çaba en üste çıkıp ezen tarafta olmak için sanki...
Tepedeki bir altındakini, bir altındaki daha aşağıdakini, en aşağıdaki daha güçsüz olanı ezerek varolma savaşında....
Tercihler, iyi insan olmaktan yana değil, güçlü insan olmaktan yana. Güçlü isen istediğin kadar kötü olma hakkın da oluyor. Giderek vicdanını kaybeden insansoyunun Yeni trendi " yaşasın kötülük!" 
Eskilerin " Ahir zaman" dedikleri bir zaman diliminde Nuh'un Soyundan gelen seçilmiş insanların kötülüğe karşı dik durmasından başka şansımız, kurtuluşumuz yok. 
Yoksa kötülük kazanacak ve insanlık kaybedecek...
Neden Nuh'un soyundan gelenler? Tüm canlı aleminden türleri seçerek, bilinmeyene doğru yolan çıkan O hayalet gemi insanlığımızın ilk imtihanını başarı ile vermiş olmalı ki, bugün dünyamız farklı türlere ev sahipliği yapıyor. 
Ama aç gözlü insan dünyaya sığamıyor. Kuşların göç yollarını kapatıyor, beslenme havzalarını kurutuyor, ormanları yok ediyor. Sonra hayvan bahçelerinde yok ettiği türleri çocuklarına tanıtıyor. 


BIKTIK, BENCİLLİĞİNİZDEN, LAF ANLAMAMANIZDAN, VİCDANSIZLIĞINIZDAN, KÖTÜLÜĞÜNÜZDEN !
Bir de sokak hayvanlarından şikayet eden türler var ; "Seviyorum ama.... " diye başlayan, sokağında görmek istemeyen bir tür. 
Korkanı anlamak mümkün. "Fobi, tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır, korkunuzu yenebilir, sokağınızdaki hayvan ile iletişim kurarak, size karşı saldırgan davranış sergilememesini sağlayabilirsiniz" desek de, bu durumu değiştirmek için İngiltere vb. ülkelerde yapılan Fobi tedavi merkezleri olmadan kolay olmayabilir. 
Ama bir de korkmadığı halde rahatsız olanı var. Rahatsız, adı üstünde. Aslında sokakta çocuk da, yaşlı da, kimseyi görmek istemez, ama bunu itiraf edemediği için sevgisizliğini hayvanları bahane ederek gizlerler.

Kediler doğum yapacakları zaman güvenli bir yer ararlar. Bu yer de genellikle kapıyı açık bulmuşlarsa, hiç kedi sevmeyen birinin gardrobu bile olabilir. Bu durumda sevmiyorsanız bile, anne  kedi ve yavrularına saldırılardan yavrularını koruyabileceği güvenli bir yer bulmalısınız ( Vicdan sahibiyseniz) 
Bahçenize kediler dadanmışsa, ya orada onları besleyen birileri vardır, ya da börtü böcek bereketi vardır. Bu durumdan kedileri toplayıp başka bir yere atarak kurtulamazsınız. O alan kediler tarafından işaretlenmiştir. Attıklarınızın yerine yeni kediler sırada bekliyorlardır. O zaman yapılması gereken bahçenizin en uzak köşesine yuva yapıp, sularını ve mamalarını bırakıp, eve yakınlaşmalarını engelleyebilirsiniz. 
Tabii tüm bu yazdıklarım, biraz vicdanı kalmış ve gerçekten çözüm arayan insanlar için. Aklında ki tek çözüm; onları yaşadıkları yaşam alanlarının dışına atmak olan vicdansızlar için değil. Onlar kötülüğü seçecekler ve onları yerlerinden edecekler. Bir iki ay sonra yenileri gelecek, onlarla da kavga edip gönderecekler, sonra yine yenileri gelecek... Ve Bu insan müsvetteleri İYİ insan olarak ortalıkta dolaşacaklar .
SEÇİM SİZİN, KÖTÜ ÖRNEKLERİ Mİ SEÇECEKSİNİZ? İYİ OLANI MI?
Tepecik Eğitim Hastanesi, hastahane bahçesinden kedileri toplatmış ve bu uygulaması nedeniyle federasyon tarafından eleştirilmiştir.
"Hastane yetkilileri, kendi başlarına kedileri toplama kararı veremez. Kediler ancak hayvan gönüllüleri ve belediye ekipleri gözeteminde ve sorumluluğunda toplanabilir. Burada kedileri toplayanlar temlizlik işçileri. Toplama sırasında kediler onları tırmalayabilir, yaralayabilir veya kendileri de zarar görebilir. Hastane yönetimine bu konuda gerekli uyarılarda bulunduk, yasaları anlattık" dedi.


KEDİLERİN HASTALARA ENFEKSİYON BULAŞTIRMA RİSKİ YOK !
 
Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin karşısındaki İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde görevli enfekisyon hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Güneş Şenol da, “Açık alanlarda bulunan kedi ve köpekler hasta yakınları için ek bir sağlık riski oluşturmaz” dedi. Bu alanlarda öncelikle kedilerin varlığının bir avantaj olduğunu söyleyen Şenol, "Bahçelik, açık alanlarda çok sayıda haşerat, fare gibi, mikroorganizmaları yiyeceklere buluştıracak zararlıların populasyonunu, kediler ciddi şekilde önler. Herkese açık olan alanlarda evcil hayvan bulunması bir probleme yol açmaz" diye konuştu. 


İNSANLIĞIMIZA UMUT VEREN, GURUR DUYDUĞUMUZ GÜZEL ÖRNEKLER DE VAR...

İstanbul Üniversitesi Rektörü, kış aylarında dışarıda kalan sokak hayvanlarının bakımı için genelge yayınlamış mesela. TEŞEKKÜRLER CERRAHPAŞA !

 









26 Nisan 2017 Çarşamba

HALKIMIZ RAHAT OLSUN, KÖPEKLERİMİZ AŞILANIYOR


Beş yıl önce 18.01.2012 tarihli/28177 sayılı “KUDUZ HASTALIĞINDAN KORUNMA VE KUDUZ HASTALIĞI İLE MÜCADELE YÖNETMELİĞİ”’nin 8. Ve 9. Maddelerinde yer alan sahipli /sahipsiz hayvanların belediyelerce aşılanmasının zorunlu olduğunu 21.3.2013 tarih/ 819 sayılı dilekçemizle Akçakoca Belediyesine hatırlatmıştık. Sağ olsun, Belediyemiz bu konuda duyarlı davranmış ve ardından  aşı Kampanyasını başlatmıştı.


Her yıl düzenli olarak yapılmasıyla artık geleneksel “ AŞI KAMPANYASI” na dönüşen bu etkinliğin sürdürülebilir olması, aldığımız yol açısından bizlere bir taraftan umut verirken, diğer taraftan hüzün veriyor. Çünkü, her yıl devam eden bu kampanyada ne beş yıl önce, ne bir yıl önce aramızda olan köpeklerin çoğu bugün hayatta değil.
 
Fotoğraftaki köpekler artık yaşamıyor...
“KISIRLAŞTIR, AŞILAT, YERİNDE BIRAK YAŞAT” anlayışıyla kısırlaştırdığımız, aşılattığımız ve şehrimizin insanları için güvenli kıldığımız sokak hayvanlarımızı koruyamadık. Oysa onları sizler için; insanlar kendilerini güvende hissetsinler diye kısırlaştırdık, üremelerini kontrol altına aldık ve aşılarını yaptırdık.
Bizim sahip çıkıp, kısırlaştırdıklarımız kayboldukça, o bölgeye yeni köpekler geldi, onları da kısırlaştırdık, aşılattık, onlar da kayboldu, boşalan yere yine yenileri geldi… Nüfus aslında hep aynı kaldı. Çünkü köpekler yaşadıkları alanı sahiplenirler ve yabancı köpekleri o alana sokmazlar. Yabancı köpekler o bölgedekiler alınınca oraya gelip yerleşirler.

İSTİYORUZ Kİ BU SON OLSUN.
Kısırlaştırıp, aşılarını yaptırdığımız küpeli köpeklerimize hep birlikte sahip çıkalım. Bizlerin/ Sizlerin şikayetleri onların sonları olmasın.
Aşılı ve küpeli köpekler sizlere zarar vermezler. Köpek fobisi olanları da anlıyor ve fobilerini yenene kadar uzaklarından sakince geçmelerini tavsiye ediyoruz. Şikayetiniz onların ölümü olmasın. Sizlerin vicdanına sesleniyoruz.  Allah’ın yarattığı bu dilsiz canlara merhamet ediniz.
Hayvansever yaşlılarımız, Akçakoca Kızılay Konukevi Sakinlerimiz her yıl olduğu gibi bu yıl da birlikteydik.
Bugün Belediye Veterinerimiz Ufuk Göktaş’ın özverili çalışmasıyla aşılanan köpeklerimizi önümüzdeki yıl aramızda görmeyi çok istiyoruz. Onlar, semtimizin sakinleridir. Lütfen onları koruyalım, kollayalım. Onlara zarar verenleri ilgili yerlere şikayet edelim.
Aşı Kampanyasını istikrarlı bir şekilde devam ettiren Akçakoca Belediyesi’ne ve Veterineri Ufuk Göktaş’a teşekkür ederiz.

Kaybolan canlarımızdan Çitlenbik
 Dohaycan Derneği olarak; hayvanlara yapılan her türlü eziyeti ve hak ihlallerini Whatshap ıhbar hattımıza bildirmenizi, kaydettiğiniz görüntüleri yollamanızı rica ediyoruz. Hattımıza ihbar yapanların kimliği tarafımızca gizli tutulacaktır.
Whatshap İhbar HATTI : 0544 385 81 00
DOHAYCAN DERNEĞİ ( DOĞA, HAYVAN, İNSAN HEPSİ CAN)

Kaybolan canlarımızdan; Sarışın, Mete, Gezgin ( Çok seveni olduğu için Birçok adı vardı)