27 Aralık 2010 Pazartesi

ÇOK ŞÜKÜR! SELENAMIZI KURTARDIK.


AYAZLI MAHALLESİNDE ZEHİRLENEN SELENA'YA İLK MÜDAHALEYİ BAKICISI YAPTI.
Miner Hanım, kedisini acılar içinde can çekişirken görünce, hemen Veteriner Bülent KARAHANOĞLU tarafından tedbir amaçlı olarak verilen ATROPİL iğnesini yaptı.
2KG. kedi için 1CC lik doz uyguladı. Müdahaleden sonra saatlerce kalp atışlarının düzelmesini bekledik. Bu zorlu bekleyiş beş-altı saat sürdü. Daha sonra veterinerin önerisiyle kanı temizleyici Lasix iğnesini yaptı. Bu iğne de 2CC olarak 4 saat ara ile iki kez uygulandı.
Serumla kanın temizlenmesi daha hızlı olmakla birlikte, kedinin hareketsiz durmasını sağlamak çok zor olduğundan pek sık başvurulan bir yöntem değil.
SELENA'mız ilk 24 saati atlattı ama hala acı çekiyor ve birşey yemiyor.Ona bir an önce acil şifalar dileriz.

KÖPEK KURTARMA OPERASYONU NASIL BİTTİ?!!

Balıkçı barınağında iskelenin altındaki kayalara sıkışan yavru köpekler Akçakoca Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından kurtarılmıştı. Annesi ile birlikte güvenli bir yere götürüldüğü söylenen köpekler için yiyecek hazırlayan hayvanseverler köpeklerin izini bulamadı. Önce mezbanın yanında bakıldığı söylendi, sonra Düzce barınağına teslim edildiği ifade edildi. Bunun üzerine Zabıta Müdürlüğüne gidilerek hayvanların bir an önce bulunması istendi.
Ayrıca, anne köpek yavrularını koruma amaçlı olarak saldırgan davranışlar göstermekteydi. En son olarak da bir polis memurunu ısırmıştı. Bu yüzden kuduz olma ihtimali olmasa da köpeklerin 14 gün boyunca takip edilmeleri gerekiyordu.
Akçakocalı hayvanseverler olarak bilgi alana kadar bu işin peşini bırakmayacağız.

26 Aralık 2010 Pazar

AYAZLI MAHALLESİNDE HAYVAN KATİLİ YAŞIYOR!


KATİL !!! NE İSTEDİN SELANA'DAN?!!!
Sevgili hayvanseverler, koltuktaki sarı tekir kedimiz bu sabah bir canavarın attığı zehirle zehirlenmiştir. Bir gün önce hayvanseverler tarafından bakılan sokak köpeğinin ölü bulunması üzerine Veteriner Bülent Bey tarafından acil durumlar için verilen zehirlenmeye karşı iğneyi yaptık. Kurtulması için başında bekliyoruz. Miner Hanım, gözyaşları içinde dualar ediyor.
BİZ DE BURADAN O KATİL VEYA KATİLLERİN AYNI SONA UĞRAMASI İÇİN BEDDUA EDİYORUZ.

20 Kasım 2010 Cumartesi

BİR SOKAK KÖPEĞİNİ SAHİPLENDİK!


KISIRLAŞTIRILDIKTAN SONRA, ONU APARTMANIMIZA GETİRDİK.
ÖYLE KORKMUŞTU Kİ İLK GÜNLER HİÇ SESİ ÇIKMADI. APARTMANIMIZDA YAŞAYAN UMUT ONA "USLU" ADINI VERDİ...
BİR DE ONUN İÇİN APARTMANDA YAŞAYANLARDAN ARTAN YEMEKLERİ TOPLAYABİLSEYDİK...

14 Kasım 2010 Pazar

BİZİ AFFET! SENİ KISIRLAŞTIRMAK ZORUNDA KALDIK...

İŞGALCİ İNSAN SUSSUN DİYE SANA BUNU YAPMAK
ZORUNDA KALDIK...
İnsansoyu, çevresindeki canlıları yavaş, yavaş yok etti. Yok ettiği canlılar daha çok kendisine yakın olan, bir dönem hizmetinden yararlandığı canlılar oldu.
Bir zamanlar evlerimizi farelerden koruyan kedileri gördüğümüzde kovaladığımız için, apartmanlarımızın çatı katlarında bile fareler cirit atıyor.
Dünyayı öylesine işgal ettik ki sokakta gördüğümüz kediye, köpeğe tahammül edemez olduk. Kendimizden daha güçsüz gördüğümüz her canlı karşısında ( kedi, köpek, kuş, at, ağaç, çocuk, yaşlı, hasta vs.) sorumluluk duyan bizler, yeter ki zalimlerin şikayeti azalsın diye onları görünmez yapmaya, azaltmaya çalışıyoruz.

72 SOKAK KÖPEĞİ KISIRLAŞTIRILDI.



AKÇAKOCA BELEDİYESİ DENGE VETERİNERLİK HİZMETLERİ İLE 3 GÜN İÇİN ANLAŞMA YAPTI.
AKÇAKOCA'DA YAŞAYAN 200 KADAR SOKAK KÖPEĞİNDEN 3 GÜNDE ANCAK 72 KÖPEK KISIRLAŞTIRILABİLDİ.
Akçakoca'da ilk kez başlatılan kısırlaştırma işleminin dörder ay ara ile devam edebileceği söylendi. Yalnız biz hayvanseverler barınak yapılmadan devam edecek kısırlaştırma işleminin sağlıklı ve insancıl olmayacağının endişesini taşıyoruz.
Çünkü 3 gün boyunca izlediğimiz kısırlaştırma işlemi sırasında, köpekleri küçük kafeslerde tutmak sorun yarattığından, köpeklerin tedavisi takip edilemeden köpekler serbest bırakıldılar.

2 Kasım 2010 Salı

YEREL HAYVAN KORUMA GÖREVLİSİ OLUN!

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun aşağıdaki maddelerini bilirsek,
Suç işleyen insanları uyarabilir, insani görevlerimizi yerine getirebiliriz;
MADDE 5. — Bir hayvanı, bakımının gerektirdiği yaygın eğitim programına katılarak sahiplenen veya ona bakan kişi, hayvanı barındırmak, hayvanın türüne ve üreme yöntemine uygun olan etolojik ihtiyaçlarını temin etmek, sağlığına dikkat etmek, insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından gerekli tüm önlemleri almakla yükümlüdür.
MADDE 14. — Hayvanlarla ilgili yasaklar şunlardır:
a) Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek.
MADDE 18. — Özellikle kedi ve köpekler gibi sahipsiz hayvanların kendi mekânlarında, bulundukları bölge ve mahallerde yaşamaları sorumluluğunu üstlenen gönüllü kişilere yerel hayvan koruma görevlisi adı verilir.
Dünya hepimizin… Ağacıyla, suyuyla, havasıyla, kuşuyla, kedisi, köpeğiyle hepimizin… Dünyanın efendisi olduğunu iddia eden insansoyu bu varlıkları korumazsa kendi yok oluşunu hazırlayacak. Biliyorum vaktiniz yok… İş, güç, ekmek parası… dert çok… Ama gözlerimizi kapamadan önce bir saniye düşünelim: Dünyada bize armağan edilen onca şey için ne yaptık? Onları koruyabildik mi? Arkamızda çöl, çöp, zehirli hava, moloz ve pis su mu bırakacağız yoksa bunu engellemek için bugünden mücadele mi edeceğiz?
Nasıl bir dünya sizi mutlu eder?