31 Temmuz 2012 Salı

BARINAKTA DOĞRU SAHİPLENDİRME ÖNEMLİDİR.

SAHİPLİ DE OLSA KÖPEKLERİN KISIRLAŞTIRILMASI ZORUNLUDUR. KISIRLAŞTIRMAYANLAR YAVRULARI DOĞUNCA SOKAĞA ATAMAZLAR.
Araba çarpmış ve ayağı kırılmıştı. veteriner İsmail Bozkan tedavi etti ve Barınak açılana kadar Akbey Restoran çalışanları tarafından özenle bakıldı. Barınak açılınca, kısırlaştırılana kadar orada koruma altına alındı. Fakat... Balatlı köyünden olduğunu söyleyen bir kadın onu doğurtmak amacıyla barınaktan alıp götürünce, "sahiplendirdik" diye sevinemedik. Çünkü, tecrübelerimizle biliyoruz ki, yavrulardan bir-ikisini sahiplenip, gerisini sokağa atacaklar...
BU ŞEKİLDE SAHİPLENDİRMEYE HAYIR!

Sahibi tarafından terk edilmişti. Deprasyona girmesine dayanamayıp geri aldılar. Kısırlaştırma zamanı getirecekler. KÖPEĞİNİZE SAHİP ÇIKIN.
TERK EDİLEN KÖPEKLER SESSİZCE İNTİHAR EDİYORLAR.

BU KADAR SORUMSUZLUK OLMAZ YAHU! ARTIK YETER!!!


BARINAKLA KİM İLGİLENİYOR !!!

Bir kurum düşünün müdürler tatile çıkınca her şeyin durduğu… Bir müdür düşünün yetkisiz…
Bıktım artık hayvanlarla ilgili yazmaktan… Bıktım, işini düzgün yapmayan, aldığı tek kuruşu bile hak etmeyen insanlara laf anlatmaktan!
Öyle görünüyor ki Belediye 25 köpekli barınağı bile işletmekten aciz… Çalışanı ile ilgili olarak o kadar şikayet gelmesine rağmen, hala o çalışanın işine neden son veremiyor?
Mezbaha özelleşince, sözüm ona belediye veterineri barınak için görevlendirilmişti. Ama Yüksel Bey senelik iznini kullanmak için bir aydan uzun süreli tatile çıkınca barınakla ilgilenen bir eleman kaldı. Ki o kişinin işini düzgün yaptığı çok nadirdir. Barınağa iş yapmaya değil de ateş almaya gelmiş gibi, gelir gelmez, aklı, gitmektedir...Geçen yaz 40 derece sıcağın altında kaç kez hayvanları susuz bıraktığına tanık olduk. Bu yıl su kaplarını dolu tutması ve değiştirmesi için defalarca uyardığımız halde, bir şeyleri mutlaka eksik bıraktığı için tamamlamak zorunda kaldık.
BİR MÜDÜR İZNE ÇIKARKEN ARKASINDA YEDEK BIRAKMAZ MI?
VETERİNER İZNE ÇIKINCA KÖPEKLER SAHİPSİZ KALDI!!!
Veteriner Yüksel Yıldırım’ın tatile çıkmadan önce; sorumlusu olduğu barınağın eksiklerini saptaması ve yerine birini görevlendirerek tatile çıkması daha doğru olmaz mıydı?    
Biz gidip, eksikleri görüp söylemesek kimsenin umurunda değil.
Ama söylemek de birşeyi değiştirmiyormuş, alım yapma yetkisi sadece sayın Yüksel Bey'de imiş. Bu nasıl iş ?!
Hayvanlar Veteriner gelip, ilgilenene kadar oruç mu tutacak?
Neyse ki belediye de görüştüğümüz Sevilay Hanım, yemek için otellerle tekrar görüşerek iftardan artan yemekleri istedi. Oysa elemanının, Ramazandan beri söylediği tek şey, "yemek yok" nakaratıydı. Arayınca oluyormuş...
Yemek artarsa, eleman araç bulursa, o saatte dağıtıma üşenmezse
yemek işi halledilecek gibi görünüyor.
AMA; EN BÜYÜK SORUN BU ELEMAN! NE ZAMAN DOĞRU NE ZAMAN YALAN KONUŞTUĞUNU ANLAYAMADIĞIMIZ, BU YÜZDEN BARINAK YOLLARINI ARŞINLADIĞIMIZ İNSAN! Senin kurumunda çalıştırdığın, pardon düzgün çalıştıramadığın adamını biz mi kontrol edeceğiz?

BIKTIK, İŞİNİ DÜZGÜN YAPMAYAN KURUMLARDAN!
Bizim şikayetlerimizden bıkanlara bir çift sözümüz var: Neden  herhangi bir konuda görevini düzgün yapmayan insanları himaye ediyorsunuz?
Neden bu yüzden bunca şikayete ve sorunlara katlanıyorsunuz?
Siz şikayetten bıkmış olabilirsiniz ama basit bir operasyonla çözebileceğiniz bir sorunun büyümesine neden olduğunuz ve çözmediğiniz için biz sizden daha çok bıktık.
Bizim gönüllüğümüz, gönüllülük olmaktan çıktı, belediyenin beceriksizliğini kapatan taşeronlara döndük... Artık öylesine bıktım ki, şeytan diyor ki; " İl Çevre Komisyonuna, Valiliğe, hangi kurum ilgileniyorsa et şikayetini! Ödesinler üç kuruş harcama yapmaktan çekinirken kallavi para cezalarını!" Ah şeytan, zorlama sabrımı!

29 Temmuz 2012 Pazar

ÇOCUKLAR YENİ DOĞMUŞ YAVRULARI GÖRÜNCE ÇOK MUTLU OLDULAR.


Pazar günü, nöbet sırası Hayriş ile Güldal'daydı...
Güldal'ın Cuma günü rahat doğum yapması için reiki uyguladığı Fındık doğum yapmıştı. Ama ondan bir ay kadar önce doğum yapan Boncuk, Fındık'ın yavrularına el koymuş ve kendi yavrularının yanına taşımıştı. Zor aldık elinden, yavruları Fındık'ın yanına koyduk. Hemen emmeye başladılar. Aslıgül ve Gülce ilk defa yeni doğmuş yavru gördükleri için çok sevindiler. Daha sonra yemek dağıtımını yaptık. Neşe Hanımın akşamdan hazırladığı tavuklu sebzeli yemekleri eşit bir şekilde dağıttık. Bu arada veteriner Ahmet Yıldırım barınağı ziyarete geldi, tüm köpeklerin uyuza karşı aşılanması gerektiğini söyledi. Kendisinden Salı günü gelebileceğine dair söz aldık.
Güldal ve kızları Aslıgül ve Gülce

Hayriş, yemek dağıtımına hazırlanıyor...

27 Temmuz 2012 Cuma

BUGÜN CAN DOSTLARIMIZI SEVİNDİRDİK...

28  TEMMUZ CUMA GÜNÜ AKÇAKOCA GEÇİCİ BARINAĞINDAKİ CAN DOSTLARIMIZI ZİYARETE GİTTİK. UZUN BİR ARADAN SONRA KALABALIK GURUBU KARŞILARINDA GÖREN KÖPEKLER ÇOK MUTLU OLDULAR.
KAPATILAN ORTA ALANA ÇIKARILIP TARANDILAR, SÜTLÜ EKMEKLE BESLENDİLER.
NEŞE HANIM, İSTANBUL'DAN GELEN ZİYARETÇİLERİMİZE KÖPEKLERİMİZİ TANITIYOR. ( Ayşe Hanım, Ezcacı Hülya Hanım ve Neşe Hanım)

Ekmek Torbasından ekmekler alınıyor. ( Güldal Hn., Mükafat Hanım, Yalçın öğretmen ve eşi Suna hanım ve kızları)


Pati'nin Mükafat Hanımın elinden Süt Keyfi. ( Pati, işkence görmüş, gözleri iyi görmüyor.)

Mükafat Hanım sütlü ekmek hazırlarken, Ayşe Hanım da merakla izliyor.

Güldal Hanım doğurmak üzere olan Fındık'ı rahatlatmak için reiki yaptı. ( Neşe hanım da "doktoru ayağına getirdik Fındık," der gibi mutluluğu her halinden belli...)

Miner Hanım yavrulara dış parazit ve uyuz aşısı yaparken )
BUGÜNKÜ BARINAK ZİYARETİMİZE KATILAN, BAŞTA HAYTAP TEMSİLCİSİ NEŞE PERİHAN KULAK OLMAK ÜZERE, ÖĞRETMEN ALİ KULAK'A, ÖĞRETMEN YALÇIN BEY VE EŞİ SUNA HANIM VE KIZLARINA, DAİMİ BARINAK GÖNÜLLÜLERİMİZ MÜKAFAT, GÜLDAL, HAYRİŞ VE MİNER HANIMLARA, RESSAM ŞENAYA, EZCACI HÜLYA VE AYŞE HANIMLARA,
VE KÖPEĞİYLE ZİYARETİMİZE GELEN GENÇLERE, O TELAŞ İÇİNDE ADINI ALAMADIĞIMIZ DİĞER ARKADAŞLARA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ.

20 Temmuz 2012 Cuma

HERGÜN TAKİPTEYİZ: BARINAKTA YENİ MİSAFİRLERİMİZ VAR ...

YAVRULAR GÜNEŞTEN KAÇACAK YER ARIYORLAR. KENT KONSEYİ BAŞKANI ADNAN YAMAN TARAFINDAN BAHÇE KISMI KAPATTIRILDI. SIRA GÜNEŞLİKLERİN BİR AN ÖNCE BİTİRİLMESİNDE...
DÖRDÜ BİRDEN UYUZ OLMUŞLAR, TEDAVİYE ALINDILAR. AMA GÜNEŞTEN KAÇMAK İÇİN KULUBENİN ALTINA GİRMEYE ÇALIŞIYORLAR. SULARI ÇOK ISINDIĞI İÇİN İÇMEKTE ZORLANIYORLAR. SERKAN BEYE TEMBİH ETMEZSEN DEĞİŞTİRMEK AKLINA BİLE GELMEZ.  
SONRADAN ÇOK GÜZEL İKİ YAVRU DAHA GETİRİLDİ, KOYACAK YER OLMADIĞI İÇİN MECBUREN UYUZLARIN YANINA KOYDUK.


BU ANNE KÖPEK DÜN BIRAKILMIŞ,BİR YAVRUSU İLE BERABER. NASIL TEDİRGİN VE ÜZGÜN...

BEŞ YAVRUSUNU KULUBENİN ALTINDA SAKLIYOR. DÜN SERKAN ONA YEMEK VERMEYİ UNUTMUŞ. GİTMESEYDİM. LOHUSA HAYVAN AÇ KALACAKTI. :((

14 Temmuz 2012 Cumartesi

SİZİ BİR ÇUVALA KOYUP, BİLMEDİĞİNİZ YERE ATSALAR...

BİR KEDİ YILDA 30.000 HAŞEREYİ YOK EDER.
Biz insanlar, yeşil alanları yok ede, ede onlara yaşayacak mekan bırakmadık. Her yere beton evler yaptık. Onları bahçelerimizde de istemedik. "Yeni doğurmuş anne, yabancı mekanda yavrularına nasıl bakar?" diye düşünmeden onları çuvallara doldurup, bilmedikleri yerlere attık. Hatta bazen çuvalın ağzını açmadan bırakanlar da oldu. Üstelik, bunu yapanlar tanıdığımız, bildiğimiz insanlardı... Bazen birlikte yaşadığımız "iyi" komşumuz, bazen can-ciğer akrabamızdı. Biz yapmasak da, yapılanları onaylamasak da "aman, tatsızlık olmasın" diye sustuk. Suçlarına ve günahlarına ortak olduk. " Sokak hayvanlarını yaşadığı yerden alıp, başka yere atmak suçtur" diyenlere, " günahtır, yapmayın" diyenlere " hayvanları savunma, sen kafayı yemişsin" dedik. Dilsiz ve günahsız hayvanının hakkını savunana "Hayvanlar yüzünden, insanları kırıyorsun" diyerek, kızdık, söylendik.
Merhametsiz olana " dilsiz, günahsız hayvandan ne istiyorsun? yaptığın günahtır." diyemedik. 
DÜNYA TERSİNE DÖNSE VE BİR ANNEYİ (İNSANI) YAVRULARIYLA ÇUVALA KOYUP ATSALAR "BU NE VAHŞET!" DİYE İSYAN ETMEZ MİSİNİZ?
KEDİNİN Kİ CAN DEĞİL Mİ? O DA (C.C) ALLAH'IN KULU DEĞİL Mİ?

BONCUK BARINAKTA DOĞUM YAPTI...


BONCUK VE BEŞ YAVRUSU
OSMANİYE MAHALLESİNDE ÇOCUKLAR TARAFINDAN BÜYÜTÜLEN VE DAHA SONRA TERK EDİLEN BONCUK, KIZGINLIK DÖNEMİNDE BİR HAYVANSEVER ARKADAŞIMIZIN KAPISINA SIĞINMIŞTI. O DÖNEM HAMİLE KALMAMASI VE ETRAFINA TOPLANAN BİR SÜRÜ KÖPEĞİN UZAKLAŞMASI İÇİN ARKADAŞIMIZ TARAFINDAN GEÇİCİ OLARAK KÖMÜRLÜĞE KAPATILMIŞTI. FAKAT YÖNETİCİNİN SERT TEPKİSİ ÜZERİNE DIŞARI BIRAKILINCA HAMİLE KALDI. O DÖNEM AKÇAKOCA BARINAĞI KAPALI OLDUĞU HALDE, ORADAKİ BÖLÜMLERE KAPATILIP, BARINAK AÇILANAN KADAR ARKADAŞIMIZ TARAFINDAN BAKILMIŞTI.

BONCUK İLK VE MUHTEMELEN SON DOĞUMUNDA ALTI YAVRU DOĞURDU FAKAT BİRİSİ ÖLÜ DOĞDU.
KISIRLAŞTIRDIKTAN SONRA, İNSANA ÇOK YAKIN VE SEVECEN BİR KÖPEK OLAN BONCUK VE YAVRULARINA YUVA ARIYORUZ.