6 Nisan 2017 Perşembe

5199 SAYILI YASA TASARISINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER İLE SOKAK HAYVANLARI ZARAR GÖRECEK.

Dohaycan Derneği olarak; 5199 sayılı yasa tasarısındaki değişiklerin yeniden ele alınmasını ve kanunun adına yakışır şekilde, gerçek anlamda hayvanları korumasını istiyoruz!

Sayın Veysel Eroğlu,
Orman ve Su İşleri Bakanlığı

2004 yılında çıkarılan 5199 sayılı Hayvanları koruma yasasında yeni düzenlemeler yapılırken, hayvanların yaşam hakkını korumaya yönelik düzenlemelerin yapılmadığını görmekteyiz. Basına servis edilen iyileştirme olarak gösterilen tek şey; hayvana işkence yapanlara hapis cezası getirilmesidir.
Bunun dışında;

1-Yasa tasarısında; Cami yanı olmaz, okul yanı olmaz, park yeri olmaz denilerek, Kedi ve Köpeklerin Doğal yaşam Parklarında barınmaları öngörülmektedir.
Kedi ve köpekler insanlarla beraber evcilleşen hayvanlardır. 
Doğal yaşam parkı denilen, kervan geçmez ormanlarda, hayvanların beslenmesinden, bakımından belediyeler sorumlu olacakmış. Belediyelerin oluşturacağı bu alanlarda hayvanları belediyeler mi besleyecek? Bakımevlerinde besledikleri gibi mi besleyecekler? 

Ormana atılan küpeli bir köpek, açlıktan ölmek üzere

Açılan bakımevlerinde hayvanların açlıktan, soğuktan hastalıktan öldüğü sır değildir. BESLEMEZLERSE CEZAİ YAPTIRIM VAR MI? YOK. ESKİ YASADA DA CEZALAR ORMAN SU İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ tarafından kesilebiliyorudu. 
( çoğu kez kesilemeyen cezalar)O şehirde Gönüllüler varsa, şikayetleri sıkı takip ediyorlarsa bir ihtimal belediyelere ceza kesiliyordu. Yeni teklifiniz, hayvanların şehir dışına ormanlık alanlara atılmasını kolaylaştırdığı için gönüllülerin takibini daha da zorlaştıracaktır. 

BARINAKTA AÇ KALAN KÖPEKLER BİRBİRİNİ YEDİ ( HABERCİNİZBİZ.COM)

Bizler çok kıt olanaklarımızla hayvanları beslemeye çalışıyoruz. Ormanlara, uzak yerlere hangi araçla gidelim? Lütfen yasadaki bu maddeyi hayvanların yaşam güvencesini garantiye alacak şekilde yeniden ele alır mısınız? 1910 yıllarında İstanbul'un köpeklerinin Hayırsız adaya atılarak nasıl ölüme terk edildiği hala hafızalardadır. Hatta Osmanlı Devletinin yıkılmasında köpeklerin ahı olduğu bile söylenir. "Amerika'nın bağzı eyaletlerinde sahiplenilmeyince belli bir süre sonra öldürülüyor, biz öldürmüyoruz" diyenlere,Vicdansızların, Allah'ın kitabı Kur'an'ın ENAM SURESİ 38.ayetinden haberi olmayanların işlediği günahlara bakarak " biz iyiyiz onlara göre" diyenlere kulak vermeyiniz. 
"Enam suresi 38. ayet tercümesi: Yeryüzünde yürüyen hertürlü hayvan ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi, ancak sizin gibi toplum yani birer ümmettirler. Onların da durumları, rızıkları, ecelleri yazılmıştır. Biz kitapta tek bir şeyi bile ihmal edip, eksik bırakmadık. Sonra onlar Rablerinin huzuruna toplanacaklardır."


Bilerek günah işleyen ile bilmeden işleyen bir olur mu?

2- Nüfusu 100 binden az yerlerde rehabilitasyon merkezinin kurulmasını şart koşmak yerine, kısırlaştırmaların yapılmasını büyük beldelere bırakıyorsunuz. Bunun yanlışlığını anlamak için Düzce'ye bakmanız yeter. Düzce kalkınan bir ilimiz olmasına rağmen sokak hayvanlarının iyileştirilmesi için yapılan çalışmalar çok yetersizdir. Belediyelere bu konuda yeterli kaynak aktarılıp, aktarılmadığını bilmiyoruz ama, aktarılıyorsa ne kadarını gerçekten hayvanların şartlarının iyileştirilmesi ve kısırlaştırılması için kullanıldığı denetleniyor mu? Herşeye paraları olan ( Reklam, yemekler, davetler, 4x4 lüks araçlar) belediyelerin hayvanlar söz konusu olunca hiç kaynakları yok. Peki yasada belediyelere sadece bu amaçla kullanılmak üzere bir fon oluşturuyor musunuz?

Düzce ili hayvan kurulunda yapılan toplantılara bütün belediyelerden yetkili temsilciler defalarca davet edilmelerine rağmen zabıta memuru düzeyinde katılmaktan ileri gitmediklerine defalarca şakit olduk. Şimdi siz, bu yasa tasarısı ile belediyelere "kısırlaştır, aşılat, yaşat" bunun için alın size fon  demek yerine, onları sahanın dışına atarak herşeyi merkeze yükleyerek bilmeden hayvan katliamını yasalaştırıyorsunuz? Nasıl mı? Belediye araçları ile toplanan hayvanların kaçı gerçekte barınağa götürülüyor sizce? Biz gönüllüler belediyelerin toplama yaptığı haberini alır almaz barınağa koşup, hayvanları oraya getirmişler mi diye kontrol ediyoruz. ( Maalesef götürmediklerine de şahit olduk) Ama şimdi çok rahatça hayvanları toplayıp, merkeze götürüyoruz dediklerinde o hayvanların akibetini hiçbir zaman bilemeyeceğiz.
Alan büyüdükçe hizmet zorlaşır. HANTAL YAPILAR, BÜYÜK RM LER hayvanların yok edilmesinden başka bir şeye hizmet edemez. Küçüldükçe hizmetin kalitesi artar. Lütfen yasadaki bu maddeyi, "bütün belediyeler rehabilitasyon merkezi kurmalıdır" olarak değiştirebilir misiniz?
 
Çöplük alanının yakınına yapılan sözde barınak. Hayvanlar o bölgeye atılıp, açlığa terk ediliyorlar
Yıllardır belediyeler 2004 tarihinde çıkarılan yasa ve yönetmelikteki görevlerini yerine getirmedikleri için sokak hayvanları sorunu yaşıyoruz. EĞER 2004'DEN BERİ HER BELEDİYE KISIRLAŞTIRMA YAPSAYDI, BUGÜN SOKAK HAYVANI SORUNU KALMAZDI. KISIRLAŞTIRMA YAPMAK YERİNE; YA ZEHİRLEDİLER, YA DA BAŞKA İLÇENİN SINIRLARINA ATTILAR.
Yeni düzenlemenizle bugüne kadar görevlerini yapmayan belediyeleri ödüllendiriyor musunuz?
 
Kısırlaştırma yapmayan Belediyelerin yasa dışı köpek nakilleri, Akçakoca Sahili

3- Hayvan ithalatı, üretimi konusunda ciddi bir yasaklamanız da yok bu yasada? Bir taraftan yok edilecekler, bir taraftan üretilecekler. Oysa büyük baş hayvanlarda olduğu gibi tek tek kayıt altına almadan, doğumları kontrol edilmeden kontrolsüz çoğalmayı önleyebilir misiniz? ( Bir ara sizlerden cipler geldi, köpeklere takıldı. Ama cipleri okuyacak, takip edecek aygıt yok. Çağ atladık diyoruz ama kendimizi kandırıyoruz. Bir tanıdığım İngiltereden köpeği ile gelmişti. Köpeği bir süre sonra öldü, gömdüler. Üç ay sonra yurt dışından aradılar. "Köpeğiniz üç aydır bir yerde hareketsiz görünüyor diye" 4,5 G. 6 g lere geçme gücümüz var da bunu yapmaya mı gücümüz yok.

7 yıldır Akçakoca gibi küçük bir ilçede bir avuç gönüllü sokak hayvanlarının durumunu iyileştirmeye çalışıyoruz. 6 yıl önce bütçesiz, kıt koşullarda açılan barınak tam bir fecaat. Buna rağmen, az sayıda da olsa kısırlaştırmaların yapılmasını önemsiyoruz. Düzce'nin diğer ilçelerinde, köylerde kısırlaştırmalar yapılmadığı için bölgemize terk edilen hayvan sayısı artıyor. Bu da sokak hayvanlarının gece yarısı operasyonları ile gönüllülerin bilmediği uzak yerelere atılmasına gerekçe oluşturuyor. 
 
5199 SAYILI YASADA ÖNERİLEN BESLENME ODAKLARI NEREDE?
Yasayı bu haliyle çıkarmak ve bizleri üzmek yerine, 5199 sayılı yasada belediyelere verilen görevlerin alanını genişletemez misiniz?
Belediyelerin kafalarına göre ister yaparım, ister yapmam ikileminde kalmasına fırsat vermeksizin yasayı köyleri de kapsayacak şekilde düzenleyemez misiniz? Bu konu ile ilgili mahalli iadareler ve belediyeler işbirliği yapsa, ortak bir RM açsalar, orada kısırlaştırma ve bakımları yapılsa ve şehre yakın yerlerde BESLENME ODAKLARI oluşturulsa bizim insanlığımıza, dinimize daha çok yakışmaz mı?

Bütün belediyeler görevlerini tam yaparlarsa bir süre sonra sokak hayvanı sorunu kalmaz. Biz gönüllüler de sahiplendirebildiklerimizle sokakları boşaltır, kalan dilsiz canlara da beslenme odaklarında ( sizlerin desteğiyle ) bakarız.

Lütfen duyun sesimizi, Bizleri vicdanlarımızla başbaşa bırakmayın.

Saygılarımızla,

DOHAYCAN DERNEĞİ Y.K.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder