9 Kasım 2017 Perşembe

SOKAK HAYVANLARININ SORUNUNU NASIL ÇÖZERİZ 1


ÖNCELİKLİ SORUN OLARAK GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY NEDİR? 
Konuyu zamanımızın ve deneyimlerimizn izin verdiği ölçüde, oyucunun sabrını taşırmadan anlatmaya çalışacağız. 

1) Sokak hayvanlarının sorunları 2) Onları sorun olarak olarak görenler; a) Mağduryetlerinden etkinenler b) Varlıklarından rahatsız olanlar
 
Sokaklarda yaşamak zorunda kalan hayvanlar ülke genelinde çözemediğimiz, insani olarak vicdanımızı kanatan bir sorun. Nasıl ki sokakların çocukları olmazsa, sokakların evcil hayvanları da olmaz. Onlar, insanlar tarafından üretilen, terk edilen canlılar. Ve biz insan olarak, onların sorunlarını çözmek ve bir arada yaşamanın formüllerini bulmak zorundayız. 


Özellikle kedi ve köpeklerin yaşam alanları azaldıkça, binalar, otoyollar çoğaldıkça beslenme sorunlarından, kışın barınma sorunlarına kadar yaşadıkları mağduriyetler yetmezmiş gibi, her türlü şiddette maruz kalmaktadırlar.
2004 yılında çıkarılan “5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu” Belediyelere sokak hayvanlarına sahip çıkma görevi vermiştir. Fakat yasanın yürütülmesi için çıkarılan uygulama yönetmeliklerinde; görevini yapmayan belediyelere herhangi bir yaptırım getirilmediği için, belediyelerin çoğu iyileştirme amaçlı çalışma yapmak yerine, yasadışı olarak zehirlemeyi, sağlıksız koşullarda yapılan barınaklarda ölüme terk etmeyi veya yaşam alanları dışına atmayı tercih etmiştir. 


Bazı Belediyelerin yasadışı ve vicdansızca uyguladığı yöntemler sokaklarda ki kedi, köpek sayısını azaltmak yerine daha da çoğaltmıştır. Her canlının türünü devam ettirmek kaygısını sokak hayvanları da taşıdığı için, yılda bir kere doğum yapan hayvanlar yılda iki hatta üç kez doğum yapmaya başlamıştır. Yani yapılan uygulamalar, sorunu azaltmak yerine, vicdanlarımızı kanatarak sorunları çoğaltmış, çözmemiştir.

SOKAK HAYVANLARI İÇİN YAPILAN BARINAKLAR ÖLÜM KAMPI OLMUŞTUR


Geçtiğimiz on yıl içinde, Türkiye’nin bir çok il ve ilçesinde sokak hayvanları için barınaklar yapılmaya başlandı. Hayvan hakları savunucuları bu barınakların yapılmasına önceleri sevinirken, belediyeler tarafından yapılan barınakların çoğunun amacının; köpekleri sokaklardan toplayıp, kapatmak, açlığa ve ölüme terk etmek olduğunu gördükçe, barınaklara karşı çıkmaya başladılar. Hayvanların kışın soğukta, yazın sıcakta aç bilaç barındırıldıkları, hatta bazen gizlice itlaf edildikleri görüntüler yansıdı basına. Bunun üzerine suç işleyen belediyeler, gönüllüleri barınaklara almamaya başladılar. Sonra olmadı; iyi polis, kötü polis taktiği izleyerek; kısıtlı ziyaret saatleri koydular ve gönüllülerin giremediği saatlerde hayvanları katlettiler. ( En son Yalova Belediyesine ait görüntüler yansıdı basına) 


DÜZCE’YE HAYVAN HASTANESİ VEYA REHABİLİTASYON MERKEZİ YAPIMI

Düzce, sokak hayvanlarının mağdur olduğu illerimizden. İl merkezinde ve sadece Akçakoca ilçesinde olmak üzere 2 adet barınak bulunmaktadır. Veteriner sayısı yetersizdir ve kısırlaştırma oranı hayvan popülasyonunun çok altındadır. Diğer belediyelerde ise hiç yoktur ve yasadışı itlaf veya kendi bölgeleri dışına atma bilgileri, söylentileri dolaşmaktadır.
Yaşadığımız, tanık olduğumuz deneyimler bize göstermiştir ki, barınaklar sokaklarımızda yaşayan hayvanlar için sağlıklı bir çözüm değildir. Bu nedenle; Bakanımız Faruk Özlü’nün Düzce’nin sokak hayvanları için başlatmış olduğu girişimi çok değerli buluyoruz. Kendisinin “bu konuda hayvanseverlerle işbirliği içinde olacağız” sözüne de inanıyoruz. “Söz namustur” diyerek büyüyen bir kuşağın çocukları olsak da yeni Dünyada “ söz uçar, yazı kalır” diye bir deyişi de öğrenmiş bulunuyoruz. Tüm Ülke genelinde hayvan hakları savunucuları ve belediyeler arasında yaşanan en önemli sorunu çözmenin yolu, her işte olduğu gibi karşılıklı yazılı taahhütnamelerin verilmesidir.
Sayın Bakanımız Özlü’den dileğimiz; Düzce’de sokak hayvanları için yapılacak merkezin çalışmaları başlamadan önce MÜTEVELLİ HEYETİ oluşturulmasıdır. Nasıl ki OSB yapımına başlanmadan önce Mütevelli Heyet oluşturulmuşsa, hayvanlar için yaşam alanı yapılmadan da böyle bir heyet oluşturulmalıdır. Heyetin içinde, İl Hayvan Hakları Kurulu katılımcıları da yer almalıdır. Çünkü böylesine önemli bir girişimin öncesinde ve sonrasında hayvanseverler olmazsa beş yıldızlı Rehabiltasyon Merkezi ya da Hastane yapsanız bile, arka bahçesinde yapılması muhtemel itlafların veya dedikoduların önüne geçemezsiniz.
 Not: Çözüm önerilerimize sonra ki yazımızda devam edeceğim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder